Sepetinizde Ürün Bulunmamaktadır.


Sahilden Bostancı

Sahilden Bostancı

Sahilden Bostancı

8/10 - 6 Kişi FAVORİLERİME EKLE
Yazar:
Yayınevi :

Sel Yayıncılık , Öykü Dizisi

  • 50 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo bedava!

Sahilden Bostancı, arayış, umut etme, kabullenme gibi duyguların rehberlik ettiği, farklı coğrafyaların ev sahipliği yaptığı hikayelerin, bir minibüste denk gelebilecek ancak bir sokakla yaşamları tamamen ayrışabilecek insanların hayatlarına göz kırpan bir kitap. Gül Ersoy, arayışın, kişinin kendine ve etrafına karşı geliştirdiği sorgulama dürtüsünün coğrafya ile nasıl bir ilişkisi olduğunu, yolları kat etmenin kişi ile peşine düşülen cevaplar arasındaki mesafeyi nasıl etkilediğini anlamak adına birçok durakta mola veriyor, bir minibüs hattını, eski bir şarkıyı başlangıç noktası alıp, dünyaya uzanıyor.

Şehir hayatının rekabetle saldıran, kıskacına alan düzeni karşısında "hayır" diyebilmenin ve sırtını dönüp gidebilmenin özgürleştiriciliğini sunuyor. Diğer yandan da taşraya uzanıp, küçük bir kasabada toplumsal cinsiyet rollerinin bireyi nasıl yonttuğunu; kimliğini kazanma mücadelesinin ekmeğini kazanma derdi ile nasıl çeliştiğini gösteriyor. Tarlalarında günebakanlar yerine toplu konutlar yükselen kasabalarda, bireyin kendini var etmekten yoksun hale gelmesiyle yalnızlığın bile nasıl anlamsızlaştığını anlatıyor.

Dut karasının kirini kırmızı ojeyle kapatmaya çalışan bir el uzanıyor bu öykülerden bize. Kavanozların içinde, mutfak dolabı raflarında birikmeye çalışan umut, sayfaların arasında uçuşuyor.
(Tanıtım Bülteninden)



Sayfa Sayısı: 132

Baskı Yılı: 2014


Dili: Türkçe
Yayınevi: Sel Yayıncılık

Sayfa Sayısı : 132

İlk Baskı Yılı : 2014

Dil : Türkçe

ISBN: 9789755706795

Eleştiri / inceleme

TÜMÜNÜ GÖSTER

Sabit Fikir

Yaz zorlamasıyla yer değiştirme günlerine girdiğimize göre benim de bir yaz okuması önerim olsun Sahilden Bostancı. Ruhu sahillerden bıkıp dünyanın başka başka yerlerinde gezmekten korkmayanlar için..

SABİTFİKİR’DE OKU
27.7.2016

Yorumlar (1)

lanet olsun popüler kültür

şu popülist dizüstü edebiyat zırvaları yerine yüzbinlerce satması gerektiğine inandığım bir kitaptır! Bir solukta okunuveren, bittikten sonra geri dönüp karışık sırayla tekrar okunacak kadar güzeldir öyküler. Favori öyküm ahtapotlar, underground kitchen ise harbi harika