Sepetinizde Ürün Bulunmamaktadır.


Otranto Şatosu

Otranto Şatosu

Otranto Şatosu

7/10 - 6 Kişi FAVORİLERİME EKLE
Yayınevi :

Can Yayınları , Edebiyat Dizisi

  • 50 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo bedava!

"Gotik" terimini edebiyat alanında ilk kullanan kişi olarak bilinen Walpole, 1764'te kendi özel basımevinde hazırladığı Otranto Şatosu'nun toplumda nasıl karşılanacağını kestiremediği için, kitabı XVI. yüzyıldan kalma İtalyanca eski bir elyazmasının çevirisi olarak sundu. İlk baskının kapağında "Otranto Aziz Nicholas Kilisesi Kilise Heyeti Üyesi Onuphrio'nun yazdığı İtalyanca aslından William Marshal tarafından çevrilmiştir" ibaresi vardı. İkinci baskıdaysa ne çevirmen adı vardı, ne de yazar.

Şöyle der Walpole bir mektubunda: "Uyandığımda o düşten anımsadığım tek şey, kendimi bir Ortaçağ şatosunda görmemdi (benim gibi kafası Gotik hikâyelerle dolu biri için bu mekân çok doğal sayılır); hayli yüksek bir merdivenin en tepesinde, tırabzanın üzerinde son derece büyük bir zırhlı el gördüm. O akşam oturdum ve ne söyleyeceğimi, ne anlatacağımı bilmeden yazmaya koyuldum. Yazdıkça hikâye gelişti, benim de hoşuma gitmeye başladı (üstelik politikadan başka bir şey düşünebildiğim için de çok seviniyordum); kısacası kendimi öylesine kaptırdım ki, kitabı iki aydan kısa sürede bitirdim."


İnce Kapak:

Sayfa Sayısı: 136

Baskı Yılı: 2011


e-Kitap:

Sayfa Sayısı: 92

Baskı Yılı: 2011


Dili: Türkçe
Yayınevi: Can Yayınları

Sayfa Sayısı : 136

İlk Baskı Yılı : 2011

Dil : Türkçe

ISBN: 9789750713941


Yorumlar (2)

Anlayamadım?

Nasıl yani siz kalkmış koskoca ilk gotik esere hayal kırıklığı mı diyorsunuz. Doğaüstü varlıkların ne yapmasını bekliyordunuz acaba. Yazarın sevimli hayalet casper ı yazmasını mı? Gerçekten komiksiniz. Beğenmiyorsanız siz yazın da görelim benim okuduğum en iyi ve ilk gotik romandır ve hala yağmurlu ve sisli gecelerde okurum.

.

Lovecraft ve Poe ile gotik edebiyata aşık olan ben, türünün ilk örneği kabul edilen bu kitaba başlarken elbette çok fazla bir şey beklemiyordum ama son sayfayı da bitirdiğimde yine de hayal kırıklığı yaşadım. Doğaüstü ögeler kitapta sadece "var". Saray entrikalarına ve Şekspirvari diyalogların aralarına serpiştirilmiş, yüzeysel kalmış, olay örgüsüne çok da etki etmeyen ögeler bunlar. Bu doğaüstü ögelerin ve karamsar havanın kitapta sadece bulunması, bu kitabın elbette gotik edebiyat türünün ilk örneği olması için yeterli. Ancak ne olursa olsun klasik edebiyat çizgisinde bir değişiklik yaratmamış. Betimlemeler, ki bu türün belkemiğidir bence, çok az ve son derece zayıf. Diyaloglar uzun ve tesirsiz. Daha çok bir tiyatro metni okur gibi oluyorsunuz. Sonuç olarak sadece bir ilk olduğu için okunmalı, ama çok da birşey beklenmemeli.