Sepetinizde Ürün Bulunmamaktadır.


Kumral Ada Mavi Tuna

Kumral Ada Mavi Tuna

Kumral Ada Mavi Tuna

9/10 - 66 Kişi FAVORİLERİME EKLE
Yazar:

Yayınevi :

Everest Yayınları , Roman Dizisi

  • 50 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo bedava!

"Bir Salı sabahı uyandım. Bütün gazeteler hayatta en çok sevdiğim kadının bir cinayet işlediğini yazıyordu.Bunu hiç beklemiyordum. Beynimden vurulmuşa döndüm. İç dengelerim şiddetle sarsıldı. Oysa gerçeği biliyordum ama bana kimse kek bir şey sormamıştı.Onu mahkûm etmişlerdi!

kapı çalındı. İki asker beni almaya gelmişti. İç savaş çıkmış, seferberlik ilan edilmişti. Bunu bekliyordum. Hiç şaşırmadım. Bunu uzun zamandır korku ve kuşkuyla hep bekliyordum. Hazırlandım ve o Salı sabahı evden çıktım.

Genç bir öğretmen bir sabah Kuzguncuk'taki evinden apar topar alınıp, askere götürülür. O, bunun bir kabus olduğuna, arkadaşlarıysa onun iç savaşa katıldığına inanmaktadır. Oysa annesi oğlunun bir ambulansla evden götürüldüğünü anlatmaktadır.
(Tanıtım Bülteninden)



Sayfa Sayısı: 500

Baskı Yılı: 2016


Dili: Türkçe
Yayınevi: Everest Yayınları

Sayfa Sayısı : 500

İlk Baskı Yılı : 1997

Baskı Sayısı : Baskı Sayısı

Dil : Türkçe

ISBN: 9789752890244


Yorumlar (15)

TÜM YORUMLARI GÖSTER
Kadının çocuk sahibi olmaması

Buket Uzuner´in her bir kitabını ayrı bir zevkle ve heyecanla okurum. Bu kitabı da büyük bir hevesle aldım. Ancak kitabın başlarında Tuna´nın babaannesinin uzun süre çocuk sahibi olamadığından utandığını yazıyor. Daha sonra Tuna babaannesinin bu konuda bu kadar üzülmesine karşın şimdilerde kadınların kariyer için çocuk yapmadığını ve hiç utanmadıklarını söylüyor. Bu cümleyi okumak beni kitaptan da Buket Uzuner´den de soğuttu. Çocuk yapmamak utanılacak bir şey mi bir kadın için merak ediyorum. Ve bunu bir kadının yazmış olması beni ayrıca üzüyor.

Eleştiri

Buket Uzuner’e Mektup
Sayın Buket Hanım ÿ;

  İki gün önce yapıtlarınızdan biri olan ve İstanbul üniversitesi iletişim fakültesince en iyi roman ödülüne sahip olan “ Kumral Ada ve Mavi Tuna” adlı romanınızı bitirdim. Bu roman üslup bakımından oldukça iyi, böyle bir roman yazdığınız için sizi kutlarım. Fakat her romanda olabileceği gibi bu romanınızda bazı kusurları söylemeden duramayacağım için , beni şimdiden affedin.
        Romanın ilk başından monoton yaşam tarzına sahip Tuna’nın aniden seferberli çağrılması ve bunları bir rüya olarak adlandırılması olası bir şey fakat bunu çok dillendirilmesi okuyucuyu sıkmaktadır bence. Her bir sayfayı çevirişimde Tuna’nın “ Bunlar benim hayal ürünlerim.” demesi doğrusu beni bir hayli sıkmıştır. Bunların yanında Aras’ın ani bir ölümü okuyucu önünde büyük bir şok etkisi yarattı. “ Emirler alındı , verildi.” cümlesi birkaç yerde ardı ardına geçmesi Türkçenin zenginliği gölgelediğini düşünüyorum. Onun yerine başka cümleler söylenebilirdi.   
Okuyucu kitlesi adına da roman sadece belli kesime hitap etmektedir. Ahlaksal açıdan büyük sorun olduğunu sanıyorum. Gençlerin bu kitabı okuması ahlaki olarak sapmalara neden olmasından bir hayli endişeliyim doğrusu.
  Şuana kadar hep kötü yanından bahsettim size… Hiç mi iyi yanı yok? Tabiî ki var. Her bölümde kısa cümleler veya şiirlerle giriş yapmanız beni bir hayli sevindirip bir sonraki bölümde “ Acaba hangi özlü söz ya da şiir var?ÿ" diye merak duygusu oluşturdu. Bunlardan biri de Sunay Akın’ın şu şiiridir :


           Yolda gördüğüm yağmur mazgallarını
                          Kumbara sanıp harçlığımı atardım
                          Bu yüzden en çok
                          Denizden alacaklıyım.

  Beni dikkate aldığını için teşekkür eder başarılı bir yazarlık hayatı dilerim…

Okuyucu : Mehmet Altınova

!! sibernetik savaş

Kitabı yapilan yorumlar üzerine çok büyük hevesle ve beklentiyle okudum aslında kitabın özünden çok uzaklaştıgını farklı yerlere saptıgı düsünüyorum evet güzel kısımları var ama sonlara doğru yapılmış sibernetik savaş kısımları beni benden aldı cok gereksiz buldum o bölüme eklenen karakterleride yapılan muhabbeti de