Sepetinizde Ürün Bulunmamaktadır.


        
    
Körleşme

Körleşme

Körleşme

9/10 - 35 Kişi FAVORİLERİME EKLE
Çevirmen: Ahmet Cemal
Yayınevi :

Sel Yayıncılık , Roman Dizisi

  • 50 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo bedava!

Dünya edebiyatının başyapıtlarından biri olduğu tartışmasız kabul edilen Körleşme, Almanya'da edebiyatın, politikanın kirli gölgeleri altında yitip gitmeye yüz tuttuğu bir dönemde yazılmıştır. Ancak, Elias Canetti kurguladığı zaman ve mekân, kullandığı dil ve üslup, karakterlerindeki soyutlamanın isabetliliği ve bunları aktarmadaki başarısı sayesinde sınırları aşmış, evrenselliğin en üst boyutlarına ulaşmıştır.

Çoktandır kendi fildişi kulesine çekilmiş bir aydının trajedisinde cisimleşen Körleşme, insanoğlunun kendi eliyle kurduğu, sonra da kendisine yabancılaşmış, düşman kesilmiş bulduğu dış çevreyi, son derece özgün bir biçimde ve en uçta sayılabilecek araçlarla tasvir etmeyi başarıyor.

İnsanın gerçeklik karşısında ne ölçüde körleşebileceğini, her dönemde ve her toplumda rastlanabilen "aymaz" aydın karakterinde ustalıkla yansıtan Canetti, düşünce ile gerçeklik arasındaki kopuşun hikâyesini anlatırken yarattığı dehşet atmosferiyle okuru derinden sarsıyor.
(Tanıtım Bülteninden)



Sayfa Sayısı: 565

Baskı Yılı: 2014


Dili: Türkçe
Yayınevi: Sel Yayıncılık

Sayfa Sayısı : 565

İlk Baskı Yılı : 2014

Dil : Türkçe

ISBN: 9789755707044


Yorumlar (6)

TÜM YORUMLARI GÖSTER
körleşme

Ağır ilerleyen bir hikaye ortalama bir kitap 10 üstünden  4 5 verebilirim sevene vardır

değerli eziyet

Hayatta en zor okuduğum kitap olduğunu söyleyebilirim ama bırakmayacak kadar da bağlandım diğer yandan. Sonunu çok merak ettim ve direnip bitirdim. Yazarın henüz 26 yaşında bu romanı yazdığını düşündüğünüzde nasıl bir dahi olduğunu anlayabiliyorsunuz.

en iyi romanlardan

öyle bir çırpıda okunacak romanlardan değil Körleşme. okurken savaşırsınız, canınız yanar, kanınız akar . iyi bir okursanız, hani entelektüel cinsten, kazanma olasılığınız da yok değildir. ama gene de ne kertesini özümsersiniz, bilinmez. bidaha bidaha okunması gerektiğine varırsınız, kitap bitmezden önce.  herifçioğlu yazmış, dersinizÿ; aşkolsun ona! roman işte böyle olur, tıpkı kafka´nın, dostoyevski´nin yani daha ne bileyim onlarca tanrınınki gibi heybetli. yada, yoksa daha mı öte? yirmialtı yaşında böyle bişey nasıl yazılır, apışıp kalırsın. Kien´i unutamazsın, diğerlerini de. etine, beynine, ruhuna kazınır her karakter. unutmaya çalışsan da -böyle bişey asla istemeyeceksin zaten- başaramazsın. neyse... laf uzar gider... daha fazla ululamaya gerek de yok. okuyunca anlarsın demek isteneni. yalnız, son noktayı koymadan  Oğuz Atay´a da bir teşekkür göndermek gerek. neden mi? Kien´le diğerlerini bize tanıştırdığı için.