Sepetinizde Ürün Bulunmamaktadır.


Kör Ayna Kayıp Şark

Kör Ayna Kayıp Şark

Kör Ayna Kayıp Şark

Edebiyat ve Endişe

10/10 - 7 Kişi FAVORİLERİME EKLE
Yayınevi :

Metis Yayıncılık , Edebiyat Dizisi

  • 50 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo bedava!

Kör Ayna, Kayıp Şark edebiyata yön veren endişelerden söz ediyor. "Endişe" derken yalnızca yazarın değil, okurun da yabancısı olmadığı,başkalarına bir şeyler anlatmaya çalışan hemen herkesin yakından tanıdığı huzursuzluğu kastediyorum. Anlatmak istediğimi iyi anlatabilecek miyim? Etki altında mı kalacağım yoksa? Karşımdaki anlayabilecek mi beni? Kendimi boşuna elverecek, başkalarının gözünde küçük mü düşeceğim? Anlattıklarımı dinlediktensonra başkaları ne düşünecek hakkımda?
(Tanıtım Bülteninden)



Sayfa Sayısı: 248

Baskı Yılı: 2016


Dili: Türkçe
Yayınevi: Metis Yayıncılık

İlk Baskı Yılı : 2012

Sayfa Sayısı : 248

Dil : Türkçe

ISBN: 9789753424899

Eleştiri / inceleme

TÜMÜNÜ GÖSTER

Sabit Fikir

Tekinsiz eleştiride edebiyat ve endişe...
Fikri Sabit

Yeni bütünlükler yaratma, rastgele beğeniler geliştirme, ileriye doğru hareketi tümden yadsıma ihtiyacı duyan, metne karanlığın yüreğine doğru koşulsuz bir yolculuk vesilesi gözüyle bakan modern yazar ve onun, Edward Said’in deyişiyle, tarihsel ya da filolojik araştırmacılığın geleneklerine, sağduyuya dayalı uzlaşımlarına dayalı olmayan eleştirisi. Yani “tekinsiz eleştiri”.  Edebi dilin gerçek doğasına en derinden nüfuz ettiği an’ın tam da kurduğu mantığın çözüldüğü an’a denk geldiği tekinsiz eleştiriye Türkiye’de en yakın duran isimlerden Nurdan Gürbilek...
.

SABİTFİKİR’DE OKU
27.7.2016

Yorumlar (1)

Aynanın gözleri açılsın, şark bulunsun!

Theodor W. Adorno, "Minima Moralia" adlı kitabında şöyle diyor: "Düşüncenin nesnesiyle gerçekten ilişki kurabilmiş olduğunun ilk kanıtı, çok geçmeden çevresinde başka nesnelerin de billurlaşmasıdır". Nurdan Gürbilek'in çoğu yazısını okuduktan sonra aklıma bu sözlerin gelmesi tesadüf olmasa gerek. Bir Gürbilek kitabı okumamın ardından, iki ya da üç kitap okumuş gibi hissetmem de bununla ilgili olmalı. Düşüncenin nesnesiyle ilişki kurabilmesinin kolay olmadığını, ciddi bir emek ve yoğun bir birikim gerektireceğini biliyoruz. Nurdan Gürbilek, bu birikimini, tartışma yaratacak önemli saptamalarla anlamlı kılıyor. Kitaplarındaki yazılar, kendinden dilimli bir meyvenin, biri diğerinin aynısı olmayan ama aynı meyveyi var kılan dilimleri gibi hem "bütün", hem de bütünün bir parçası. Yayımlanan son kitabı "Kör Ayna, Kayıp Şark"ta da durum bundan farklı değil!<br>
Tüm yazılar okunduktan sonra, kitabın en dikkat çekici vurgularından birinin, yazarın "Giriş" te de sözünü ettiği "değer" problemiyle ilgili olduğu anlaşılıyor. Gürbilek, iyi romanı kötü romandan ayırmak için kullanılacak en önemli ölçütün, metnin "endişe"yle ya da huzursuzlukla girdiği ilişkinin niteliği olduğunu söylüyor. Endişeyi uzaklaştırıp huzursuzluğu yok saymaktansa, bu ruhsal çatışmaları gören ve gösteren yapıtların "daha iyi", "daha olgun" ve "daha zorlu" olduğunu düşünen yazar, Harold Bloom'un "etkilenme endişesi" kuramından güç almış gibi görünse de, yazıların bütününe yayılmış bir "hakikat" vurgusu nedeniyle, René Girard'ın "Romantik Yalan ve Romansal Hakikat" adlı kitabının etkisi kendini daha yoğun olarak hissettiriyor. Bana öyle geliyor ki bu, "endişeyi gösteren metin "değerlidir" görüşü, kitabın bir bütünlük kazanmasını ve yazarın ele aldığı metinlerle alışverişe girmesini sağlamasına karşın, edebî metinlerin "değer"i konusunda tartışmalara yol açacak nitelikte.<br>
Kitapta en çok sevdiğim yazılar Vüs´at O. Bener ile Leylâ Erbil´in yapıtları hakkındaki yazılardı. Bu yazılarda da, "endişe" vurgusu ve değer sorunu ana izlek olmayı sürdürüyor. Bener'in anlatıcısının, anlatma isteğiyle, anlatmanın saçmalığına ve anlatının sahteliğine olan inancı arasında gidip geldiğini belirten Gürbilek, bu iki duruşun gergin etkileşiminin Bener'in anlatılarını farklı kıldığını belirtiyor, ki bu bence çok isabetli bir görüş. Leylâ Erbil'in "Çiftkalpli Yapıt"ında da "kendi" ve "öteki" arasındaki gelgit sergilenmiştir yazara göre. Erbil'in, bir karakterini olumsuzlayarak, bu çiftkutupluluğunun yol açtığı endişeyi o karakterin sırtına yükleyerek huzursuzluktan kaçmadığını, "yalan"ı kendi yapıtında arayarak, "kendi"nin "öteki"yle kirlenmiş doğasına yakından bakmayı denediğini belirtiyor Gürbilek, her iki yazarın da "hakikat arayışı"na girmeleriyle "değerli" metinler oluşturduğu görüşünde.<br>
Nurdan Gürbilek, "Kör Ayna Kayıp Şark"ta da, diğer kitaplarında olduğu gibi önemli saptamalarda bulunuyor ve yeni tartışma alanları açıyor. Edebi metinlere, "bireysel-toplumsal", "ben-öteki" ya da "özgünlük-taklit" gibi karşıtlıkların yol açtığı endişe temelinde yaklaşan ve bir "değer ölçütü"ne ulaşan yazar, bu kitabında da metinlerin çevresinde değil "içinde" dolaşmayı başarmış görünüyor. Okuyun, okutun!