Sepetinizde Ürün Bulunmamaktadır.


Karanlığın Sol Eli

Karanlığın Sol Eli

Karanlığın Sol Eli

9/10 - 40 Kişi FAVORİLERİME EKLE
Çevirmen: Ümit Altuğ
  • 50 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo bedava!

Arka Kapak Yazısı (Tanıtım Bülteninden)

 

 

“Bilimkurgu”nun en önemli iki ödülü olan Hugo ve Nebula’yı kazanarak kısa zamanda türünün klasikleri arasına giren Karanlığın Sol Eli, dünyamıza çok benzeyen Kış adlı bir gezegende geçmektedir. Bu gezegende, yılın en sıcak zamanlarında bile yarı-kutup iklimi yaşanmaktadır ve tüm sakinleri çift cinsiyetlidir (androjen). Cinsel kimliğin bir statü ya da güç aracı olarak kullanılmadığı bu gezegende, kişiler yılın belli bir döneminde o anki hormonal durumlarına göre erkek ya da kadın olmaktadırlar.

Öyle ki, birkaç çocuk doğurmuş bir anne daha sonra başka çocukların babası olabilmektedir. “Arkadaşlık” ve “sevgililik” arasındaki “boşluk” anlamsızlaşmış; insan düşüncesini belirleyen düalizm eğilimi azalmış; insanlığın güçlü/zayıf, koruyucu/korunan, hükmeden/hükmedilen, sahip olan/sahip olunan gibi ikiliklerini oluşturan temeller zayıflamıştır. Cehaletin, şimdinin, mevcudiyetin ilerlemeden daha gözde olduğu bir gezegendir Kış. Bir gün Kış’a uzaydan bir erkek elçi gelir ve onların da katılmasını istediği bir gezegenler birliğinden söz eder... Elçinin gelişiyle birlikte yerli ile yabancı, erkek ile dişi, benzerlik ve benzemezlik, parça ile bütün arasındaki ilişki ve çelişkiler insanlardaki karşılıklarını bulup yaşamaya başlar...

 

 

Hamur Tipi : 2. Hamur

İlk Baskı Yılı : 2013

Baskı Sayısı : 14. Basım

Sayfa Sayısı : 304

Ebat : 13 x 19,5

Dil : Türkçe

Orijinal Adı : The Left Hand of Darkness

ISBN: 9789755390444

Eleştiri / inceleme

TÜMÜNÜ GÖSTER

Sabit Fikir

Fantastik Edebiyat: Kara deliğin içinde; küçük, oyuncu ışık toplarının peşinde...
Oylum Yılmaz

Fantastik edebiyata duyduğu ilgiyle Tzvetan Todorov’un “Fantastik” kitabını eline alanlar, kısa süre içinde ciddi bir hayal kırıklığına uğrayacaklardır. Çünkü Todorov, yapısalcı bir yaklaşımla bu edebi türü incelerken, her şeyden öte onun alegorik ve şiirsel okumaya kapalı olduğunu belirler.  Ve türü ortaya koyan ilk eserleri ele alır: Maupassant’ın, Henry James’in, Hoffmann’ın öyküleri, Balzac, Nerval gibi yazarların bu türe giren romanlarıdır bunlar ve günümüzün fantastik anlatılarıyla hiç ilgileri yoktur.  Çalışmanın nihayetinde ise fantastik edebiyatın Kafka’yla birlikte bittiğini belirtir Todorov. Çünkü, fantastik anlatılar doğal bir olaydan yola çıkarak doğaüstüne varırken, Kafka (Dönüşüm’ü masaya yatırarak)doğaüstü bir olaydan yola çıkarak anlatı boyunca bu doğaüstü hali doğallaştırmışt.

SABİTFİKİR’DE OKU
27.7.2016

Yorumlar (7)

TÜM YORUMLARI GÖSTER
Çift Cinsiyetli Olsaydık Nasıl Olurduk?

Kitap tam bir “fantastik” “edebiyat”. Fantastik maceralardaki “yola çıkan kahraman” temalı olay örgüsünden çok az alsa da, kurgusal dünya, diyar ve karakterleri, uzay-galaksi-gezegen odaklı bilimkurgusal eksenle yoğurup, alt metinlerinde ve ana fikrinde tokat gibi bir gerçeği, toplumsal cinsiyeti yüzümüze çarpıyor. Kitap, kendi dünyamızı ve insanlığı sorgulatıyor ve günlük tavır ve davranışlarımızdan yönetim sistemimize kadar ne kadarının cinsiyete dayalı olduğu konusunda oturup düşünmemizi sağlıyor. Ataerkil bir dünya ile eşit bir dünya arasındaki farkları görüyoruz. Kitabın derdi kesinlikle “insan” olabilmek ve herkesin herkese “insan” olarak davranabilmesini sorgulatmak. Alt metin anlamında oldukça etkileyici bir kitap. Yazarın dili akıcı ancak görece az sayfada çok fazla yaratılmış/türetilmiş isme (kişi, diyar, terim vb.) maruz kalmak bazen okurken zorluyor, bu anlamda kitabın başları biraz zor ilerliyor diyebilirim ama basit ve sürükleyici bir fantastik macera yazmak gibi bir misyonu olmadığı için anlaşılabilir bir durum. Aralara serpiştirilmiş mitos bölümleri ise yaratılan dünyayı aşama aşama daha iyi anlamamızı sağlıyor.

beklenti hayal kırıklığı yaratır

beklentimin altında kalan, tasvirlerini yerinde bulmadığım ve karakter tahlilleri, psikolojik çözümlemeleri bakımından baraj altında kalan bir kitap..büyük bir beklentiyle okumamanızı tavsiye ederim.

Mükemmel

Bu kitabı okumamış bir insanın hayatı yarımdır. Abartmayarak söylüyorum bir başyapıt. Belki herkes Ursula deyince Mülksüzler der ama aslında Ursula bu kitaptadır. Bu kitap her kitaptan bir başkadır.