Sepetinizde Ürün Bulunmamaktadır.


Justine - Erdemin Felaketleri

Justine - Erdemin Felaketleri

Justine - Erdemin Felaketleri

Erdemin Felaketleri

9/10 - 8 Kişi FAVORİLERİME EKLE
Çevirmen: Birsel Uzma
Yayınevi :

Chiviyazıları Yayınevi , Littera / Aykırı Edebiyat

  • 50 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo bedava!

"Yanıldınız, beynimi coşturdunuz, bana can vermek zorunda kalacağım hayaletler yaratma olanağı verdiniz"

Sapkınlık suçlamasıyla atıldığı hapishaneden böyle sesleniyordu Sade bekçilerine. Yarattığı hayaletler, onu edebiyat ve felsefe tarihin en tartışmalı isimlerinden biri yaptı. Lanetlenmesine, adının cinsel sapkınlıkla özdeşleştirilmesine rağmen, anlatım yetenekleri hiç bir zaman tartışılmadı.

Dostoyevski, Gide, Wilde, Passolini başta olmak üzere, birçok sanatçının başucu yazarı olan Sade ile Türkiyeli okuyucu bugüne kadar ciddi biçimde tanışamamıştı. Sade'ı kendi kaleminden okuyabilecek, onun hakkında yazılan ve söylenenleri yerli yerine oturtabileceksiniz.

"Justine", "Sadom'un Yüzyirmi Günü" adlı eserleriyle birlikte Sade'ın başyapıtı olarak kabul edilmektedir ve 1926 yılında yılında "Sodom'un Yüzyirmi Günü" bulununcaya kadar, onu tarihe mal eden, adını "simgeleştiren" başlıca eser olmuştur.

Bireyin cinsel eğilimlerinin arka planı, suç ve ceza olguları, sapkınlık kavramının tüm boyutlarıyla tartışılması, sınıfsal farklılıklarla birey davranışı arasındaki bağların sorgulanması, Sade'ın tüm eserlerinin temel izleğini oluşturur ve gösterdiği büyük başarı adını ölümsüzleştirmiştir.

Sade'ın diğer başyapıtı "Sodom'un Yüzyirmi Günü"de çok yakında yayınevimiz tarafından yayımlanacaktır.



Sayfa Sayısı: 336

Baskı Yılı: 2000


Dili: Türkçe
Yayınevi: Chiviyazıları Yayınevi

İlk Baskı Yılı : 2010

Sayfa Sayısı : 336

Dil : Türkçe

ISBN: 9786057808498

Eleştiri / inceleme

TÜMÜNÜ GÖSTER

Sabit Fikir

DOSYA: Yeraltı Edebiyatı
Merve Fergökçe

“Yeraltı” deyince tam olarak gün yüzüne çıkmamış olanı vurgulayan bir tanım pek de yanlış olmaz: konuşmadıklarımızdan, düşünmediklerimizden, aykırı gördüklerimizden, standart akımın dışında kalan bir yerlerde içten içe kaynayan bir anlatım hatta yakarış ve ilgi çekme biçimi.

18. Yüzyıldan günümüze kadar süregelen bu önemli yazı biçimi; öncelikle cinselliğin, şiddetin, insan psikolojisinin dehlizlerinin, inanca ve ahlaka ters düşen her türlü tutumun övüldüğü, yüzlerin etik değerlere ters dönüldüğü bir oluşumdur ve “normal”e olan karşı duruşuyla edebiyatı besleyen en önemli kollardan biri haline gelmiştir.
.

SABİTFİKİR’DE OKU
27.7.2016

1001 Kitap'tan 1'i

Belki de hâlâ devam eden şaşırtma ve içine çekme gücüne dair en ikna edici tanım, romanın tam adında gizlidir: Justine ya da Erdemin Felaketleri. De Sade’ın kadın kahramanı iyidir ve iyi olduğu için de çektiği acıların bir kefareti yoktur. Rochester’ın İngiltere’deki ilk dönem şiirleri gibi, de Sade’ın romanları da insan bedenlerini alır ve onları bir çiftleşme makinasındaki parçalara dönüştürür. Justine’in durumunda bu, geriye sadece okuyucunun hazzını bırakarak erdemi tamamen acıya dönüştüren bir alettir..

SABİTFİKİR’DE OKU
27.7.2016

Yorumlar (4)

TÜM YORUMLARI GÖSTER
en sevdiklerimden

sade in yazdığı bu başyapatının filmini izlediğimde bile tüylerim diken diken olmuştu..ve kendini olduğu gibi ifade etme ve yazma aşkıyla yanıp tutuşan sade ın son demlerinde bile kah kanıyla kah kendi pisliği ile yazdığı satırları okuyup öğrendikten sonra ona olan hayranlığım kat be kat arttı.. pekç ok kişi sade i anlamaya çalışmayan pek çok kişi keşke insan mekanizmasının ve düşünce siteminin asıl kökündeki kendisinin bile farkedemediği gizli kalmış sözcükleri bir kendine itirafedebilse de sade de, ´ sapık´ yaftasını yemekten kurtulabilse..herkesin içinde biraz sapkınlık vardır ama sade utanmamış, bunu haykırmıştır.. bir başyapıt..

Ağla sevgili küçüğüm

Ahlaksız ablası gibi olmamasını iyi yakalamış çünkü hiç bir kardeş birbirlerini tutmaz. Sade'e göre erdem yerde duran lağımlı ve çamurlu bir sudur ve paspasla iyicene temizlenmesi ve zerre bile kalmaması gerekir.

Marquis De Sade eşsiz bir yazar. Anlatımı çok kuvvetli. Okurken ister istemez tüyleriniz diken diken oluyor. Hayran olmamak mümkün değil...