Sepetinizde Ürün Bulunmamaktadır.


        
    
İstanbul - Hatıralar ve Şehir

İstanbul - Hatıralar ve Şehir

İstanbul - Hatıralar ve Şehir

Hatıralar ve Şehir

4/10 - 72 Kişi FAVORİLERİME EKLE
Yazar:
  • 50 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo bedava!

Orhan Pamuk İstanbul'da, hayatının ilk yirmi iki senesini bir büyüme ve olgunlaşma romanına dönüştürüyor. Yazarın çocukluğu ve ilkgençliğinin hikâyesi ve aile tarihiyle İstanbul'un bir imparatorluk başkentinden 20. yüzyıl başlarında yıkıntılarla ve hüzünle dolu bir şehre dönüşmesinin hikayesi olan İstanbul - Hatıralar ve Şehir, yalnızca Pamuk'un bir İstanbul yazarı olarak ününü sağlamlaştıran kitabı değil, aynı zamanda tüm dünya edebiyatında bir şehrin ruhu hakkında yazılmış en derin kitaplardan biri.

Pamuk çocukluk ve gençliğini anlatıyor...

"Ruhumdaki bu kırılmayı hissediyor, yaklaşan yalnızlığımdan telaşa kapılıyor, içine düşmekte olduğum karanlığın bir hayat tarzı olmasından korkarak herkes gibi olmaya karar veriyordum: On yedi on sekiz yaşlarımda bir dönem herkesi güldüren, her fırsatta şaka yapan, herkesle arkadaşça, hatta serserice iyi geçinen bir cemaat adamı gibi gözükmeyi başardım... Herkesin kafayı fazla takmadan yaptığı şeyleri yapabilmek için niye benim dişimi sıkmam, gayret etmem, sonra da poz yaptığım için kendimden nefret etmem gerekiyordu?"

Yazarın kendini "ben" olarak ilk hissedişinden, annesine, babasına, ailesine yönelen hikâye, bir hüzün ve mutluluk kaynağı olarak İstanbul sokaklarına açılıyor. Günümüzün büyük romancısının gözünden 1950'lerin İstanbul sokaklarını, parke taşı kaplı caddeleri, yanıp yıkılan ahşap konakları, eski bir kültürün yok oluşuyla, onun külleri ve yıkıntıları arasından bir yenisinin doğuşunun zorluklarını keşfederken Pamuk'un ruhsal dünyasının oluşumunu da bir dedektif romanı okur gibi, hızla izliyoruz... Bu özgün ve benzersiz eserde, okurken elden bırakamadığımız kitaplara has o ruh ve duygu birliği var.
Orhan Pamuk'un, Ara Güler başta olmak üzere İstanbul'un büyük fotoğrafçılarının çektiği on binlerce kareden ve kendi kişisel albümünden seçtiği fotoğraflar hikâyeye eşlik ediyor.

"Şimdiye kadar bir şehir hakkında yazılmış en unutulmaz, en hüzünlü ve en muhteşem kitap."
The San Diego Union-Tribune

"Sayın Orhan Pamuk, İstanbul'u Dostoyevski'nin St. Petersburg'u, Joyce'un Dublin'i ve Proust'un Paris'i gibi dünyanın her köşesinden okurların kendi hayatlarını yaşar gibi tanıyıp, bir ikinci hayat sürecekleri vazgeçilmez bir edebi şehir yaptınız!"
Nobel Komitesi Başkanı Horace Engdahl



Sayfa Sayısı: 368

Baskı Yılı: 2016


Dili: Türkçe
Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları

Sayfa Sayısı : 368

İlk Baskı Yılı : 2013

Dil : Türkçe

ISBN: 9789750807169


Yorumlar (10)

TÜM YORUMLARI GÖSTER
Ulusal ve şimdi de uluslararası değer

Kendi içinden çıkan değerleri bu kadar horlayan başka ulus var mı acaba? Bugüne kadar ülke çapında edebiyatın önünü açan ulusal bir değer olan Orhan Pamuk şimdi de dünya çapında bir değer sıfatını kazandı. Bütün dünya Nobel gibi Edebiyatın 1 numaralı değerlendirme ödülünü aldığı için Orhan Pamuk'a ayakta alkış tutarken, biz yerin dibine batırıyoruz.<br>
Üstelik bu karalamada başı kendine Milliyetçi diyenler, yani ulusal değerlere en çok önem verdiği söyleyen bazı çevreler çekiyor. Orhan Pamuk´un çoğu kitabını sevmekle birlikte, Benim Adım Kırmızı kitabı kadar nefis bir kitap okuduğumu anımsamıyorum. Üstelik son derece öğretici, tarihsel değerler aktaran bir kitap da. İstanbul kitabı ise İst. aşıklarının hele 40-60 yaş arasında olanların başucu kitabı olmaya aday bence. Türkiye´yi, Doğu+Batı bağlamını ve edebiyatı  sevenlerin Orhan pamuk´u az çok sevip, mutlaka takdir etmesi gerektiğine inanıyorum. Ama önce "okuyacağız". Sonra da düşüneceğiz. Ve ağzımızdan çıkan kendi fikrimiz olacak. Sevgiler

Tuhaf

Bende Orhan Pamuk okuyup da sevemeyenlerdenim. Her seferinde hayal kırıklığı yaşıyorum. Ben mi anlamıyorum diye düşündüm birara ama sadece ben değilmişim buna sevindim. Sevenlere saygı duyuyorum ama benim hoşuma gitmiyor.

Kayıp İstanbul Üzerine Bir Ağıt

En iyi roman başlangıç cümlesi nedir deseler şüphesiz bu konuda herkesin belleğine kazınan Orhan Pamuk'un Yeni Hayat'taki cümleleri gelir aklıma: "Bir gün bir kitap  okudum ve tüm hayatım değişti" İstanbul Hatıralar ve Şehir kitabında bunun biraz daha ilerisine gidiyor Pamuk, "İstanbul'un sokakları içinde bir yerde, bizimkine benzeyen başka bir evde, her şeyiyle benim bir benzerim, ikizim hatta tıpatıp aynım bir başka Orhan'ın yaşadığına çocukluktan başlayarak uzun yıllar aklımın bir köşesiyle inandım"<br>

Şehrin kaderine bağlılığın, insanın da kaderine bağlılık anlamına geldiğinden yola çıkan Pamuk, hemen kitabın başında daha önceki kitaplarında yapmadığı bir şeyi yapıyor ve bu kitabın, doğduğu; bütün hayatını geçirdiği şehrin kaderi hakkında olduğunu söylüyor. Anlatı türündeki bu eserinde, çocukluk yıllarını geçirdiği "Nişantaşı"nı anlatıyor, çoğunlukla çocukluk ve ilk gençliğe adım atışı olan 1950'li ve 1970'li yıllar arasına tarihlenen eserinde; önce Pamuk Apartmanı içindeki geniş ailenin yaşam öyküsünden yola çıkıyor. Oradan, ev dışındaki hayata, sokaklara ve İstanbul'a geçiyor. Yanan konakların hüznünden, kenar mahallelerin melankolik yaşantısına, bir şehir üzerine yayımlanan ilk ansiklopedi olan İstanbul Ansiklopedisinin renkliliğinden, boğazdan geçen gemilerden, yoksulluğa kalem oynatıyor. İlerleyen sayfalarda özel hayatından ipuçları vermeye de çekinmiyor. Kararsızlıkları, karmaşaları, hüzünleri, kederleri, ümitleri, hayalleri, resim tutkusu ve  ilk aşkı.. Bunu yaparken bir yandan da, şehrin, tarihi, sosyal, politik panoramasını kendi hayatından satırbaşlarıyla gözlerimizin önüne seriyor. Yıkık bir imparatorluğun ardından, genç cumhuriyetin batılılaşma, milliyetçilik arasındaki çizgide insanlarla beraber şehrin de yavaş yavaş değiştiğini ustaca anlatıyor Pamuk..<br>  

Kitabın kilometre taşları "hüzün", "yıkım", "kader" ve "yoksulluk" kavramları üzerine oturtulmuş. Tam İstanbul'a özgü kavramlar. "İstanbul'u anlattıkça kendini anlatıyor yazarımız; kendini anlattıkça da İstanbul'u". Kitabın diğer ilgi çeken yönü ise fotoğraflar Ara Güler'in hüznünü içinizde hissettiğiniz, ruhunuzu acıtan siyah-beyaz fotoğrafları, roman içindeki siyah-beyaz İstanbul'un anlatım bütünlüğüne uygun olarak bir masal gibi karşımıza seriliyor, insan kendini metin-fotoğraf uyumuyla beraber bir İstanbul filminin içinde buluyor.<br>

Orhan Pamuk külliyatından "uzun cümlelere" alışıksanız, kitap sizi hiç sıkmıyor. Zira yol arkadaşınız İstanbul'sa kim sıkılır ki? Öyle bir şehir ki, "iyiliği" "çalışılmış güzelliği", masallardan çalınmış, "hüznünü" herkes yaşamış. Bu şehrin kitabını okurken bir pusulaya da ihtiyaç duymuyorsunuz, çünkü pusulanın ucu her yeri gösteriyor, çünkü İstanbul'un her köşesi ayrı bir güzel. İnsan kitabı okurken bu kitabın yazarının da aynı şehirde, bir yerlerde romanda ipuçlarını verdiği yaşama uygun bir yeni roman yazmakta olduğunu hayal etmeden yapamıyor. İstanbul'u bir çerçeveye, bir kalıba sığdırmak çok zor ama Orhan Pamuk bunu bir kitap kapağı altında komple olarak başarmış. Nobel'in ardından kitabın hem ülkemizde hem de yurtdışında çok satanlar listesine girdiğini de ekleyelim. Pamuk, eseriyle, kayıp İstanbul'u bize bir daha hatırlatıyor. İçimizdeki kayıp İstanbul'u bulmak, İstanbul'u anlamak, İstanbul'u yeniden keşfetmek için İstanbul Hatıralar ve Şehir kitabını okuyun derim.