Sepetinizde Ürün Bulunmamaktadır.


İmparatorluk

İmparatorluk

İmparatorluk

7/10 - 19 Kişi FAVORİLERİME EKLE
Çevirmen: Abdullah Yılmaz
  • 50 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo bedava!

Bazı kitaplar vardır, yaşadıkları döneme tanıklık etmekle kalmayıp geleceğe de ışık tutarlar. M. Hardt ve A. Negri'nin İmparatorluk'u da çok sayıda düşünür tarafından böylesi bir eser olarak gösteriliyor. İmparatorluk'u bu kadar önemli kılan, küreselleşme çağını her yönüyle irdelerken, küreselleşme mağdurlarından yana aktif bir tavır alması, onları küreselleşmenin vahşetinden kurtaracak alternatifler de önermesidir.
Ulus-devletlere dayalı çağ sona erdi. Sermaye küresel çapta önüne çıkan her engeli yıkıyor; Seattle'dan Cenova'ya uzanan isyan dalgasına rağmen, muhalefet güçleri zayıf; karamsarlık iliklere işlemiş durumda. Mevcut durumu açıklamakta emperyalizm kavramı yetersiz kalıyor; yeryüzünü ele geçirmekte olan merkezsiz ve topraksız egemenlik aygıtını Hardt ve Negri İmparatorluk diye adlandırıyor. İmparatorluk döneminde artık dışarısı kalmamıştır. Egemenlik, tek bir yönetim mantığına göre işleyen ulus-üstü organların eline geçmiştir. Adalet kaygısından yoksun biçimde işleyen sömürü mekanizmaları artık fabrika duvarları ve ulus-devletin sınırlarıyla yetinmeyerek yeryüzünün her köşesine yayılmıştır. Ama İmparatorluk özgürleşme için yeni imkanlar da sağlamaktadır; Marx'ın kapitalizmin kendinden önceki üretim biçimlerinden ileri olduğunu söylemesi anlamında ilerici bir boyut da içerir. Bu nedenle Hardt ve Negri küresel sermaye karşısında ulus-devleti güçlendiren her türlü politik stratejiyi reddediyor. Onlara göre küreselleşmeye karşı yerele dayalı itirazlar, dışarısı kalmayan bir dünyada dışarı yanılsaması yaratmaktan başka bir işe yaramaz. Artık ülkeden sökülüp atılacak emperyalizm ve ele geçirilecek bir iktidar odağı yoktur; bunları hedefleyen politik hareketler ömrünü tamamlamıştır. Yerelin farklılıkları küreselin homojenliği karşısında direnme gücünü yitirmiştir. İktidarın küreselleşmesi iktidar karşıtlarının yeryüzünü yurt edinerek, evrensel yurttaşlık hakkını savunarak insanlığı kucaklayarak gerçek bir enternasyonalizmin temellerini atabilir, hayatlarını otonomlaştırarak yeniden üretebilir; İmparatorluğun her yerdeki kalbine yine her yerden darbe indirebilirler. M. Hardt ve A. Negri, İmparatorluk'la değişen dünyayı yorumlamakta zaaf gösteren muhalif düşünceye yeniden atak imkanı sunarken Türkçe basım için yazdıkları önsözde "şenlik" müjdesi veriyor.
...
İmparatorluk'u okuduktan sonra, kimse kendini "bu kitap mutlaka yazılmalıydı" duygusundan kurtaramaz. Hardt ve Negri'nin ortaya koyduğu şey, çağımız için Komünist Manifesto'yu yeniden yazmaktan hiç farklı değil. İmparatorluk, küresel kapitalizmin sonunda kendini yıkacak çelişkiler ürettiğini gösteriyor. Bu kitap, yalnızca "tarihin sonu" kehanetlerinde bulunan tuzu kuru liberaller için değil; günümüz kapitalizmiyle cepheden yüzleşmekten kaçınan sözde-radikal kültür araştırmaları için de ölüm çanları çalıyor.
Slavoj Zizek
İmparatorluk, klasik Marksist yaklaşımdan daha "komünist" bir militanlık ve sınıf mücadelesi öngörüsünde bulunuyor. Kesinlikle, felsefeciler, siyaset bilimciler ve sosyalistler arasında uzun süre ateşli tartışmalara neden olacak. Sonuç ne olursa olsun, devasa bir entelektüel zenginlik sağlayacak.
Etienne Balibar



Sayfa Sayısı: 416

Baskı Yılı: 2015


Dili: Türkçe
Yayınevi: Ayrıntı Yayınları

İlk Baskı Yılı : 2001

Sayfa Sayısı : 416

Dil : Türkçe

ISBN: 9789755393322

Eleştiri / inceleme

TÜMÜNÜ GÖSTER

Virgül Eleştirdi

Kolektif sermayenin zayıf halkası?
ERTUĞRUL KÜRKÇÜ
Dünya Ticaret Merkezi ve Pentagon’u yerle bir eden ve dünyayı apansız (apansız mı?) savaş iklimine sokan saldırı ertesinde Antonio Negri ve Michael Hardt’ın İmparatorluk’unu okuyanlar olguların kitabın temel varsayımlarını doğruladığını ileri sürecek olurlarsa bütünüyle haksız çıkmayacaklardır; ama bunun tersini savunacaklar da pekâlâ kendi haklılıklarına ilişkin pek çok olguya işaret edebilirler.
.

SABİTFİKİR’DE OKU
27.7.2016

Yorumlar (2)

Entellektüel İşkence

Kitabın yazarları inanılmaz sıkıcı,zor bir dil kullanmışlar ya da çevirmen bu şekilde çevirmiş yani okunması ve okuduğunuzun anlaşılması pek kolay değil.Daha ilk bölüm bitmeden kitabı bir kenara fırlatıp attım.Örneğin birisi bana şu kavramı açıklasın lütfenÿ;sözel kuvvetlerin mevzilenmesi????

Onların da kafası karışık

Son on yılın temel tartışma konusu küreselleşme üzerine egemen sol bakışın dışında olma iddiası taşıyan bir kitap, İmparatorluk.
Fakat Marksist tedrisattan geçmişler için İmparatorluk'u okuma sürecinin çok keyifli olmadığını söylemeliyim. Birincisi, Marksist klasiklerde ve en başta Marx'ta görülen netlik, sarihlik yazarlarda yok. Kitap daha çok 'son binyıl Avrupa düşünce tarihi' olarak okunabilir.
Bir iki çarpıcı yaklaşımını önemli ve yeni bulduğumu belirteyim: Küreselleşmenin tıpkı toplumsallaştırıllmış üretime geçiş gibi 'çokluğun' (proletarya, ezilenler gibi terimlerden uzak duruyorlar) yararına, devrimci bir gelişme olduğunu belirtiyorlar ki, bu çok cesur bir yaklaşım. En azından küreselleşmeye neredeyse milliyetçi bir cephaneyle saldıran genel sol cenah düşünüldüğünde.
Çokluğun mobilizasyonu ya da emek göçleri ise bir diğer ilerici gelişme, imparatorluğun canına ot tıkayacak hareketlerden biri olarak sunuluyor ki çok yanlış olmamakla birlikte abartılı bulduğumu söyleyeyim.
Hasılı kelam, İmparatorluk, önemli sorular üzerinde kafa yoran ama yol gösterici olmaktan çok uzak olan ve salt bu nedenden dolayı bile '21. yüzyılın manifestosu' olarak sunulamayacak bir yapıt.
İlle de bir benzetme yapılacaksa 'Kutsal Aile' ya da '1844 Elyazmaları' benzetmesi daha yerinde olur.