Sepetinizde Ürün Bulunmamaktadır.


Güvercinin Kanatları - Hasan Ali Yücel Klasikleri

Güvercinin Kanatları - Hasan Ali Yücel Klasikleri

Güvercinin Kanatları - Hasan Ali Yücel Klasikleri

7/10 - 3 Kişi FAVORİLERİME EKLE
Yazar:

Yayınevi :

İş Bankası Kültür Yayınları , Hasan Ali Yücel Klasikler Dizisi

  • 50 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo bedava!

Henry James (1843-1916): Eserlerinde Amerika ile Avrupa arasındaki yaşam anlayışı ve kültür farklılıklarını sarsıcı bir gözlem gücü ve derinlikle işledi. Genç yaşında Amerikan edebiyatının en tanınmış yazarlarından biri olan Henry James, 1875'ten itibaren Avrupa'da yaşadı ve bu dönemde yaşamının büyük bir bölümünü İngiltere'de geçirdi. Ölümünden kısa bir süre önce, 1915'te İngiliz uyruğuna geçti. 1878'de Daisy Miller ile uluslararası üne kavuşan yazar, olaylardan çok kişilerin içsel yaşamına ve zihinsel süreçlere önem verdi. 1902'de yayımlanan Güvercinin Kanatları Henry James'in son dönem romanlarındandır ve 20. yüzyıl romancılığının önünü açan başlıca eserlerden biri sayılır.

Roza Hakmen (1956): İzmir Amerikan Kız Koleji'ni ve Odtü Ekonomi Bölümü'nü bitirdi. Dünya edebiyatının birçok önemli eserini Fransızca, İspanyolca ve İngilizceden Türkçeye çeviren en tanınmış çevirmenlerdendir. Miguel de Cervantes'ten Don Quijote, Marcel Proust'tan Kayıp Zamanın İzinde, Federico Garcia Lorca'dan Kanlı Düğün çevirdiği pek çok eserden ilk akla gelenler arasındadır.

Roza Hakmen'in eserlerini çevirdiği yazarlar arasında Oscar Wilde, Anthony Burgess, Henry James, Mircea Eliade, E.M. Forster, Tim Parks, Anne Rice, Howard Norman da yer alıyor.


Ciltli:

Sayfa Sayısı: 1616

Baskı Yılı: 2009


İnce Kapak:

Sayfa Sayısı: 616

Baskı Yılı: 2014


e-Kitap:

Sayfa Sayısı: 502

Baskı Yılı: 2009


Dili: Türkçe
Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları

Sayfa Sayısı : 616

İlk Baskı Yılı : 2009

Dil : Türkçe

ISBN: 9789944885485

Eleştiri / inceleme

TÜMÜNÜ GÖSTER

Sabit Fikir

“Nafiledir Rüzgarlar Limandaki Yüreğe”
Oylum Yılmaz

Kimi yazarlara göre yazmak, yaşamamak demektir, yaşamamayı göze almak. Dışarıda yaşayacak koskocaman bir hayat dururken kendini bile isteye kitaplarla dolu bir odada, masa başına mahkum etmektir; yazmak için hiç sebep yokken ve yazmamak için yüzlerce sebep varken yanlış yolu tercih etmektir.  Yaşamamak bir yana, bir tür sapma hali belki, kim bilir. Ya da ölüme, yokoluşa yazgılı yaşama karşı durma çabası. Peki, yaratma yoluyla yokoluşa ayak direyenler, ölümle burun buruna geldikleri anlarda, o bitmek bilmeyen ihtiyarlık yıllarında ne yaparlar acaba? Artık doğru dürüst yazamadıklarında ve üstelik yaşayacak mecalleri de pek kalmadığında? Joyce Carol Oates, kendisi de artık hayli yaşlı bir yazar olmasından mıdır, yoksa yaratıcılıkla yaşlılık arasındaki ironik bağdan keyif almasından mı bilinmez, Türkçeye çevrilen son çalışması “Vahşi Geceler!”d.

SABİTFİKİR’DE OKU
27.7.2016

Sabit Fikir

“Nafiledir Rüzgarlar Limandaki Yüreğe”
Oylum Yılmaz

Kimi yazarlara göre yazmak, yaşamamak demektir, yaşamamayı göze almak. Dışarıda yaşayacak koskocaman bir hayat dururken kendini bile isteye kitaplarla dolu bir odada, masa başına mahkum etmektir; yazmak için hiç sebep yokken ve yazmamak için yüzlerce sebep varken yanlış yolu tercih etmektir.  Yaşamamak bir yana, bir tür sapma hali belki, kim bilir. Ya da ölüme, yokoluşa yazgılı yaşama karşı durma çabası. Peki, yaratma yoluyla yokoluşa ayak direyenler, ölümle burun buruna geldikleri anlarda, o bitmek bilmeyen ihtiyarlık yıllarında ne yaparlar acaba? Artık doğru dürüst yazamadıklarında ve üstelik yaşayacak mecalleri de pek kalmadığında? Joyce Carol Oates, kendisi de artık hayli yaşlı bir yazar olmasından mıdır, yoksa yaratıcılıkla yaşlılık arasındaki ironik bağdan keyif almasından mı bilinmez, Türkçeye çevrilen son çalışması “Vahşi Geceler!”d.

SABİTFİKİR’DE OKU
27.7.2016

Yorumlar (1)

Zor

Hayatım boyunca en zorlanarak okuduğum kitap oldu. Upuzun cümleler, karmaşık ruhsal betimlemeler, entrikaların üstü kapalı anlatımları, karakterler arasındaki bitmek bilmeyen imalı, anlaşılması zor diyaloglar kısaca okuyucuyu zorlayan ifade tarzı beni çok yordu. Bu kitabı okumak bulanık bir görüntüyle bir filmi izlemeye çalışmak gibiydi benim için. Hiçbir kitabı bitirdiğime bu kadar sevinmemiştim açıkçası. Nedense bu anlatım tarzından olsa gerek, daha süpriz bir son bekliyordum ama maalesef sonu da beni pek tatmin etmedi.