Sepetinizde Ürün Bulunmamaktadır.


        
    
Güneş de Doğar

Güneş de Doğar

Güneş de Doğar

Bütün Eserleri 8

7/10 - 4 Kişi FAVORİLERİME EKLE
Çevirmen: Orhan Azizoğlu
Yayınevi :

Bilgi Yayınevi , Roman Dizisi

  • 50 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo bedava!

Güneş de Doğar, Ernest Hemingway'in ilk, ancak en ünlü kitaplarından biridir. Roman çok büyük ilgi görmüş, sinemaya da aktarılmıştır. Hemingway, savaşı değişik boyutlarıyla ele alan bir yazardır. Bu romanda da olduğu gibi, savaşın insan üzerindeki etkisini, insandan neler alıp götürdüğünü bütün doğallığıyla yansıtan bir ustadır. Bu açıdan bakınca, Hemingway'in ününün ve yazdıklarının evrenselleşmesi şaşırtmaz insanı. Güneş de Doğar'daki kişiler, savaş sonrası değer yargıları yiten, değişen yaşamları üç aşağı beş yukarı birbirine benzeyen insanlardır. Romanın baş kişileriyse, bu çöküntüyü olanca derinliğiyle yaşarlar. Hemingway yaşamı, ister av, ister savaş alanında, isterse arenada, nerede olursa olsun düş kırıklıklarıyla dolu bir savaş gibi algılar. Yaşadıklarına gözlemlerini de katınca, herbiri ötekinden güzel, inandırıcı ve dünyanın dört bir yanındaki okuyucuya seslenen dev yapıtlar ortaya çıkarır. Güneş de Doğar'da Hemingway, aşklarındaki, yaşamlarındaki düş kırıklıklarını eğlenerek, bohem hayati yaşayarak, başka mutluluklar arayarak unutmaya çalışan insanları anlatır. Çağdaş Amerikan yazının güzel örneklerinden olan Güneş de Doğar, yayınevimizin sürdürdüğü Hemingway Bütün Dizisi'nin de unutulmayacak başyapıtlarından biridir.



Sayfa Sayısı: 247

Baskı Yılı: 1992


Dili: Türkçe
Yayınevi: Bilgi Yayınevi

Sayfa Sayısı : 247

İlk Baskı Yılı : 1992

Dil : Türkçe

ISBN: 9789752202801

Eleştiri / inceleme

TÜMÜNÜ GÖSTER

Sabit Fikir

“Nafiledir Rüzgarlar Limandaki Yüreğe”
Oylum Yılmaz

Kimi yazarlara göre yazmak, yaşamamak demektir, yaşamamayı göze almak. Dışarıda yaşayacak koskocaman bir hayat dururken kendini bile isteye kitaplarla dolu bir odada, masa başına mahkum etmektir; yazmak için hiç sebep yokken ve yazmamak için yüzlerce sebep varken yanlış yolu tercih etmektir.  Yaşamamak bir yana, bir tür sapma hali belki, kim bilir. Ya da ölüme, yokoluşa yazgılı yaşama karşı durma çabası. Peki, yaratma yoluyla yokoluşa ayak direyenler, ölümle burun buruna geldikleri anlarda, o bitmek bilmeyen ihtiyarlık yıllarında ne yaparlar acaba? Artık doğru dürüst yazamadıklarında ve üstelik yaşayacak mecalleri de pek kalmadığında? Joyce Carol Oates, kendisi de artık hayli yaşlı bir yazar olmasından mıdır, yoksa yaratıcılıkla yaşlılık arasındaki ironik bağdan keyif almasından mı bilinmez, Türkçeye çevrilen son çalışması “Vahşi Geceler!”d.

SABİTFİKİR’DE OKU
27.7.2016

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmadı!