Sepetinizde Ürün Bulunmamaktadır.


Gelecekteki İlkel

Gelecekteki İlkel

Gelecekteki İlkel

9/10 - 14 Kişi FAVORİLERİME EKLE
Yazar:
Çevirmen: Cemal Atila
Yayınevi :

Kaos Yayınları

  • 50 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo bedava!

İnsanın kendisini ve etrafındaki her şeyi yok etmekte sergilediği inanılmaz ve dayanılmaz yaratıcılık, medyadan saat başı akan haberlerle çeşitlendikçe, soruyoruz birbirimize; yanlışı nerede, ne zaman, nasıl yaptık? İnsan denilen canlı türü, nasıl oldu da, kendi yaşamını, dünyayı, hatta yavaş yavaş uzayı ve diğer gezegenleri cehenneme çeviren bir varlığa dönüştü?
ABD'li anarşist ve sosyal eleştirmen John Zerzan'ın yıllar süren çalışmalarının başlıca ürünü olan Gelecekteki İlkel, günümüzde gezegeni bir bütün olarak yok oluşun eşiğine getiren bu ölüm yolculuğumuzun öyküsünü anlatır. Antropoloji ve arkeoloji alanlarında son yirmi yıl içinde gerçekleşen köklü dönüşümlerden hareket eden Zerzan, bugün pençesinde kıvrandığımız yabancılaşmanın kökenini, avcı-toplayıcı yaşam tarzının sona ermesinden sonra ortaya çıkan tarımla birlikte başlayan uygarlığa dayandırmaktadır.

Bugüne kadar "uygarlaşan insanlığın evrensel değerleri" olarak görülen evcilleştirme, tarım, işbölümü, sanat, zaman bilinci, dil, yazı, sayı sistemini ve bir bütün olarak sembolik kültürü tek tek ele alan Zerzan, bütün bunların insanlığın hayatına ne zaman girdiğini, ne getirip ne götürdüğünü teorik olarak inceler.

Bilim, felsefe, sosyoloji ve psikoloji alanlarındaki belli başlı ilerlemeler ile tahakküm arasındaki keskin paralelliği zengin örneklemelerle ortaya koyan Gelecekteki İlkel, günümüzün evrensel sorunlarına yepyeni bir bakış açısı kazandıracaktır.



Sayfa Sayısı: 304

Baskı Yılı: 2012


Dili: Türkçe
Yayınevi: Kaos Yayınları

Sayfa Sayısı : 304

İlk Baskı Yılı : 2012

Dil : Türkçe

ISBN: 9789757005391

Eleştiri / inceleme

TÜMÜNÜ GÖSTER

Virgül Eleştirdi

İlkellik ve anarşi

YAŞAR ÇABUKLU

Radikal toplumsal kurtuluş projeleri öneren teoriler var olan sistemden şiddetli bir kopuşu savunurlar genellikle. Çare bir süreç içine yayılan dönüşümlerden ziyade bir kesintinin aracılığıyla gerçekleşecek toptan çözümde aranır. Bu kesinti asıl olarak ekonomik ve toplumsal bir kriz ve buna eşlik eden bir devrimdir. XIX. yüzyılda ve XX. yüzyılın başlarında etkin olan bu yaklaşım insanın yaratıcı potansiyeline, onun iyiliğe olan eğilimine güvenen Aydınlanmacı iyimserliği paylaşır.

.

SABİTFİKİR’DE OKU
27.7.2016

Yorumlar (1)

Öne Sürüşteki İlkel(ödrc)

Ne kadar deneme yazısı, makale okursak okuyalım sanırım her defasında kaleme alanın yanılgısından kurtulamayacağız.
Kişi reddettiği bir oluşuma karşı teori öne sürdüğü zaman nedense kendi dayanakları içindeki aksak yanları görmek istemez ve öne sürdüğü tüm bilgiler içerisinde kendi savunduğunu haksız çıkaracak tek bir cümleyi dahi yansıtmak istemez bunun farkedememezlikten olmadığını kendisi de çok iyi bilmesine rağmen. Savunulan ister bir düzen isterse bir kişi veya kurum olsun, diyalektiklikten uzak olarak sadece kendi duruşuna ayarlanılmış olarak yansıtılan her türlü bilgi samimiyetsizdir. Ve kişinin düştüğü tarihsel yanılgıların tekrarıdır. O yüzden her ne amaçla yazılırsa yazılsın benim gözümde baştan kaybeden bir  eser olarak görünüyor.
Günümüzde insanlığın tüm sorunlarının kaynağı olarak uygarlaşmayı gösterirken, çözüm için alternatif olarak ilkel komunal topluluk düzenine geçilmesini salık veren kitabımız. Bu dayanağını perçinlemek için birtakım antropolog ve arkeologun çıkarımlarından ilkel toplulukları tamamen metheden ve onları yabani değilde sadece son derece eşitlikçi yaşayan bir toplum olarak göstermesi ise, siyasi iktidarın kendine yandaş bulmak için başvurduğu hileli yolları aratmamaktadır. Zira bu toplulukların anlatılmak istendiği gibi şiddetten ve vahşetten tamamen uzak huzurlu bir yaşam sürdükleri gerçekliği birçok farklı kaynak tarafından çürütülmektedir. Bugüne değin birçok araştırmacının konusu olan şidddetin insanın doğası gereği mi yoksa toplumsal dayatmanın bir eseri mi olduğu halen tartışılmakta iken burada bunun sadece uygarlık denen oluşuma mal edilmesi ise okurun esere olan samimiyetini azaltmaktadır. Dolayısıyla daha ilk başlarda bu karşıt görüş kitabımız objektifliğini sakatlıyor.
Olumsuz gördüğüm bu yönünün haricinde John Zerzan´ın 25 yıllık emeğini yansıtan ve kitabın sonunda sıralanan kaynakçadan da anlaşılacağı üzere çokça geniş bir entellektüel altyapıyla yazıldığı anlaşılan kitabımız bu taraflarını görmek içinse okunulması gereken bir anarko-komunizm denemesidir.