Sepetinizde Ürün Bulunmamaktadır.


Film Kulübü

Film Kulübü

Film Kulübü

5/10 - 6 Kişi FAVORİLERİME EKLE
Çevirmen:

Dost Körpe

Yayınevi :

Domingo Yayınevi

  • 50 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo bedava!

"David Gilmour, lisedeki oğlunun yoldan çıkmak üzere olduğunu görünce onunla bağlantı kurmak için ilgisini çeken tek konudan faydalanır: filmlerden. Cilasız, samimi, içe işleyen bir baba oğul portresi." Newsweek


Sıra dışı bir anlaşmaydı: Jesse okulu bırakabilirdi, bütün gün uyuyabilirdi, çalışmasına ya da kira ödemesine gerek yoktu...ama karşılığında haftada üç film seyretmesi gerekiyordu... babasının seçtiği üç filmi.

Baba oğul haftalarca yan yana oturup Çılgın Romantik'ten Rıhtımlar Üstünde'ye, Temel İçgüdü'den Tatlı Hayat'a, gelmiş geçmiş en iyi (ve bazen de en kötü) filmleri izlerler. Filmler sayesinde hayattan konuşurlar... kızlardan, müzikten, kalp acısından, işten, uyuşturuculardan ve dostluktan bahsederler. Oğul giderek kaotik bir ergenden özgüvenli genç bir yetişkine dönüşür, ama Film Kulübü biraz mutlu biraz buruk, kaçınılmaz bir sona yaklaşırken, Jesse babasını bile şaşırtan bir seçim yapar...

FİLM KULÜBÜ insanı derinden etkileyen bir kitap. Samimi, dobra ve dokunaklı; bir adamın sevgili oğluna yetişkinliğe geçişin çetrefilli yollarında kılavuzluk etme çabasının gerçek öyküsü.


"Gilmour cesur bir yazar ve cesur bir baba." National Post

"Bu kitap anlamlı, derin, değerli... samimiyeti ile büyülüyor." Globe and Mail



Sayfa Sayısı: 224

Baskı Yılı: 2014


Dili: Türkçe
Yayınevi: Domingo Yayınevi

Sayfa Sayısı : 224

İlk Baskı Yılı : 2010

Dil : Türkçe

ISBN: 9786058898158


Yorumlar (3)

GERÇEK AMA BÜYÜLÜ

Evet klişedir ama daha özeti yok: Bu kitabı açtım ve elimden düşüremedim. Bir klasik değil -ki olması şart mı bilmiyorum- o kadar içten ve samimim yazılmış ki ama okurken felaket mutlu oluyosunuz. Kitabı okurken kendimi kaç kere anlamsızca sırıtırken yakaladığımı, kaç kere tuhaf hayellere daldığımı saymadım. Lütfen bu kitabı okuyun, hayatınızı değiştirmez ama çok iyi gelir.

Güzel kitap

Bu kitaba önyargılı başladım, oğlunu bir proje olarak gören bir adamın ürkütücü ve bencil deneyi çıkar diyordum (tavsiye edenlerin öyle olmadığını söylemesine rağmen). Malum çok örneği var özellikle sanatçı ebeveynler arasında bunun örneği, okul bıraktırandan, okulda maymun olmasına sebep olacak isim koyanına kadar, farklı dozlarda, hepsi iyi niyetli ama hepsi bencilce.
Ama öyle çıkmadı bu kitap. Öncelikle şunu söyleyeyim benim okuduğum en samimi ve içten yazılmış kitaplardan biri Film Kulübü. Daha da önemlisi ortada bahsi geçen okul bırakmaya izin verme eylemini son çare olarak başvurmuş bir baba. Gerçekten uğraşıyor oğlu Jesse için. Okurken ne zaman "ulan iyi halt ettin" diye sövesim gelse, yazar -yani baba- önce davranıp kendine sövdü "ne halt ettim ben" diye. Bütün şüphelerini, kafa karışıklarını poz yapmadan, sansürlemeden ortaya koyuyor David Gilmour. Bu yüzüden çok gerçek ve samimi bir anı-roman Film Kulübü.
Özellikle kısa Küba tatili ile ilgili bölümü okurken tuhaf bir şekilde mutlu yakaladım kendimi.
Bir edebiyat klasiği değil Film Kulübü, ama her kitabın da öyle olması gerekmiyor sanki. Ben seviyorum böyle iyi anlatılmış, su gibi akan kitapları.
Gönül rahatlığıyla tavsiye ederim.


Bu kadar mı kötü olur?

Kitapçıda dolaşırken kitabın üzerindeki altbaşlık dikkatimi çekti: "Okul Yok. Iş yok. Sorumluluk yok. Sadece haftada üç film izlenecek."

Ergenliğe yaklaşan ve film seyretmeyi seven bir oğlum olduğundan kitabın konusu daha da çekici geldi. Ancak ikiyüz sayfa boyunca ne filmler, ne de baba oğul ilişkisi konusunda derinliği olan tek satırla karşılaştım. Adeta yazar filmlerle ilgili notlarının arasına bir baba oğul ilişkisi koyarak bir çekim yaratmaya çalışmış ama ikisi de olmamış; bir araya gelen bu ikili berbat bir karışıma yol açmış.

Yıllardır bu kadar ruhsuz, amaçsız bir kitap okumamıştım. Hatta şöyle diyeyim: Bir yemek kitabı bile bundan daha fazla ruha sahiptir. Kaçınılmasını tavsiye ederim.