Sepetinizde Ürün Bulunmamaktadır.


        
    
Çöplüğün Generali

Çöplüğün Generali

Çöplüğün Generali

6/10 - 26 Kişi FAVORİLERİME EKLE
Yazar:
Yayınevi :

Can Yayınları , Roman Dizisi

  • 50 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo bedava!

Çöplüğün Generali, hayalî ancak bize çok tanıdık bir ülkede geçiyor. İşte bu ülkede, günün birinde, çöplüklerde, boş arazilerde gömülüp bırakılmış bombalar, mermiler bulunmaya başlar. Bu durum bir yazarın dikkatini çeker ve yazar, bu konunun çevresinde bir roman yazmaya koyulur. Ne var ki romanını tamamlayamadan kaybolacaktır.

Sesimi duyurabilmek için bağırmaya başlıyorum: O gün, orada olanları bilen biri var! O gün orada olanları hatırlayan biri var! Her şey yazılmış, her şey anlatılmış! Yazılmayan, anlatılmayan ne kalmışsa onları yaşamış biri var: O gün, orada ne olduğunu anlatacak biri var! Sesim yeryüzüne, gökyüzüne yayılıyor. Burası o kadar ıssız, o kadar uzak, o kadar insansız ki, çığlığımı kimse duymuyor.


İnce Kapak:

Sayfa Sayısı: 264

Baskı Yılı: 2015


e-Kitap:

Sayfa Sayısı: 186

Baskı Yılı: 2009


Dili: Türkçe
Yayınevi: Can Yayınları

Sayfa Sayısı : 264

İlk Baskı Yılı : 2009

Dil : Türkçe

ISBN: 9789750710889


Yorumlar (5)

TÜM YORUMLARI GÖSTER
Lütfen Diğer Kitaplarını Okuyun

Bugün tesadüfen okudum Koray O.'nun Çöplüğün Generali ile ilgili yazısını. Bende ne büyük bir hayal kırıklığı yaşatmış bir kitaptır bu. Özellikle diğer kitaplarını çok severek okuduğumu düşünürsek. Çöplüğün Generali'nin yayınlanmasını sabırsızlıkla beklemiş, çıkar çıkmaz da hemen alıp okumuştum. Sonra da hiç mi hiç beğenmediğimi yazmaya yüreğim yetmemişti.
Şimdi Oya Baydar okumaya Çöplüğün Generali ile başlama şanssızlığını yaşamış Koray O.'ya hararetle tavsiye ediyorum Kayıp Söz, Erguvan Kapısı ve Sıcak Külleri Kaldı'yı. Beğeneceğini umuyorum.

Çöplüğün Generali, Bir Oya Baydar Romanı

Öncelikle şunu söylemeliyim ki, bu bir kitap tanıtımı ya da bir eleştiri değil. Sadece romanı okudum ve okurken bir yandan notlar aldım. Sadece, bu notların biraz derlenip toplanmış hali. Bunları paylaşmak istiyorum.

Daha önce Oya Baydar'ı okumamıştım. Benim için, Türk Romanı'nın ve Türk Solu'nun dikkate değer isimlerinden biri olmuştur. Bir de, geçtiğimiz günlerde Taraf Gazetesi'ndeki köşesinden, yine aynı gazetenin genel yayın yönetmeni olan Ahmet Altan'a kızdığı için (şimdi olayı burada anmak gereksiz) istifa ettiğini biliyorum.

Yeni açılan ve bence gelecek vadeden (benim www.yazar.com'daki zamanında yaptığımız çalışmalara da benzediğinden sempati duyduğum) bir site olan www.sabitfikir.com'da, Oya Baydar'la bu roman hakkındaki röportajı dinledikten sonra hemen alıp okumak, ihmal ettiğim bu yazarla tanışmak istedim.

Çöplüğün Generali, içinde bitmemiş bir romanı da barındıran, roman içinde roman tekniğiyle yazılmış. Bu bitmemiş roman, bütün eserin ilk bölümünü (yarısından fazlasını) oluşturuyor. Her yerinde bombaların ve mermilerin gömülü olduğu ülkeden, birbirini takip eden bazı patlama ve bu patlamalara ucundan kıyısından bulaşmış insanların başına gelenleri anlatan, bölümlerden oluşan bir hikayesi var.

Bu ilk bölümün, iyi olmadığını düşünüyorum. Yani romanın asıl kahramanını etkileyen bu roman beni etkilemedi. Hem de, şu Ergenekon Davası kapsamında bulunan silahları her akşam haberlerde izliyor olmama rağmen, etkilemedi. Etkilemedi çünkü, hikayelerin nasıl biteceğini daha ilk baştan biliyoruz, ve bu sonunu bildiğimiz hikayedeki karakterler de, öyle bizim ilgimizi çekebilecek ilginçlikte değil. Bunlar, enteresanlık barındırmayan, alelade hikayeler olmuş.

Kitabın ikinci bölümünde ise ne bir polisiyedeki heyecan, ne de klasik bir romandaki derinlik var. Raslantı eseri, Eski Şehir'den kalma çöplüğü bulan ve orasıyla ilgili araştırma yaparken başından geçenleri anlatan bir bilim adamını anlatıyor bölüm. Zaten romanın asıl karakteri de, adamımız.

Romanın kahramanları ve bunların aralarındaki ilişkiler malesef bir romanda görmek isteyeceğimiz derinlikte olmadığından okurken doyurmuyor. Olaylar da bu "üstünkörü" geçişten nasibini almış zaten.

Yazarın röportajında da söylediği gibi "Gerçek olaylar, kurgu olaylardan daha aşırı, daha az inandırıcı geliyor insanlara" fikrine katılıyorum. Ama bu mottoyu romanda o kadar sık tekrarlıyor ki, "Yeter yahu! Anladık!" diyesi geliyor insanın. Bir şey, bazen okuyucuya küçük küçük verilmeli, gözümüze sokulması insanda aptal yerine konuluyormuşuz hissi yaratıyor.

Roman, belli ki, Ergenekon Davası'ndan etkilenmiş bir yazarın kaleminden çıkmış. Roman boyunca bu davaya ilişkin direk temaslardan kaçınılmış olmasını ise takdir ediyorum.

Çöplüğün Generali'nin insana çok zevk veren bir roman olduğunu söyleyemeyeceğim. Belki, yazarın kendisinin de ifade ettiği gibi, "Kurgusu düz" bir roman olmasından, belki söylemek istediği şeyin çok derinlikli işlenmemiş olmasından... Ancak Çöplüğün Generali, insanlara tavsiye edebileceğim bir roman değil.

Yüreğine, kalemine sağlık ...

Son kitabının üzerinden çok da zaman geçmeden gelen bu kitap; İyi ki gelmiş.
Yaşadıklarımız, yaşatılanlar demek ki canına tak etmiş Oya Baydar'ın ve bir çırpıda, yoğun bir heyecanla yazmış belli ki. Bilinmesi gereken, hesaplaşılması gereken olaylar olduğu halde. Görmekten, duymaktan, bilmekten kaçınmamızın sonucunu bize göstermek için alegorik bir anlatım seçmiş. Gelecekten ve dıştan bakarak, şimdiki bizi gelecekteki bize anlatmaya çalışmış "Ülkemizin bilinmezlerle kirlenmesini, çöplüğe dönmesini istemiyorum" demiş bizlere. Yüreğine, kalemine sağlık.