Sepetinizde Ürün Bulunmamaktadır.


        
    
Canavarlar Kenti

Canavarlar Kenti

Canavarlar Kenti

Tükendi
  • Ürün geçici olarak temin edilememektedir.

Alexander Cold, henüz 15 yaşında, hayatının yolculuğuna çıkma fırsatını yakalar. Uluslararası bir coğrafya dergisine muhabirlik yapan korkusuz büyükannesiyle birlikte Amazon ormanlarında tehlikeli bir keşif gezisine çıkar. Bir antropolog, bir rehber, rehberin kızı Nadia ve bir doktorun da bulunduğu ekibin amacı, efsanevi bir canavar hakkında belge toplamaktır. Ama Alexander ile Nadia, yağmur ormanlarının gizli dünyalarında unutulmaz bir serüven yaşayacaklar, efsanevi canavarı ararken kendi ruhlarını keşfedeceklerdir. Eva Luna, Ruhlar Evi, Aşktan ve Gölgeden gibi romanların ünlü yazarı Isabel Allende, Canavarlar Kenti'yle ilk kez genç okurlarının karşısına çıkıyor. Latin Amerika edebiyatının ülkemizde en sevilen yazarlarından biri olan Allende, bu romanın 'serüven, doğa, büyü ve mizahın kusursuz bir karışımı' olduğunu söylüyor. Genç kahramanını, gerçekle düş arasındaki sınırların silindiği, ölümlülerle ölümsüzlerin birbirine karıştığı, ruhların insanlarla el ele dolaştığı gizemli bir alemde heyecanlı bir yolculuğa çıkarıyor. Canavarlar Kenti, yazarın, yetişkinler için yazdığı üçlemenin ilk kitabı. Bu ilk kitabı, Ejder Krallığı ve Pigmeler Ormanı izleyecek.



Sayfa Sayısı: 272

Baskı Yılı: 2016


Dili: Türkçe
Yayınevi: Can Çocuk Yayınları

Sayfa Sayısı : 272

İlk Baskı Yılı : 2005

Dil : Türkçe

ISBN: 9789750704802

Eleştiri / inceleme

TÜMÜNÜ GÖSTER

Sabit Fikir

Isabel Allende Niye Patladı?
Fikri Sabit

Bundan yaklaşık 3 hafta önce okuduğum bir haber var, başlığı şöyle: Isabel Allende Sonunda Patladı! (Sabitfikir 22.12.2009) Peki ama neden? Çok okunan, çok sevilen bir yazar Allende, hatta rakam vermek gerekirse kitaplarının satışının 50 milyonu geçtiğini söyleyebiliriz. Buna karşın Şilili yazar edebiyata damgasını vuran erkek egemenliğine karşı patlamış, Cervantes Ödülü’nün Jose Emilio Pacheco’ya verilmesi üzerine gerçekleşmiş bu durum. Allende’nin tepkisini yazar kıskançlığı olarak addedip gülüp geçebiliriz bu habere elbette. Ama malum, zaman itibariyle edebiyatın geride bıraktığımız yılını, ondalık sistemi kullanmamız itibariyle de son on yılını harıl harıl değerlendirip tartıştığımız bu günlerde Şili’den gelen sese kulak vermemezlik edemeyiz. Çünkü yapılan tüm tartışmaların, dökümlerin odağında “çok eser, az edebiyat” izlenimi var. Bu izlenimin de birk.

SABİTFİKİR’DE OKU
27.7.2016

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmadı!