Sepetinizde Ürün Bulunmamaktadır.


Büyücü

Büyücü

Büyücü

9/10 - 173 Kişi FAVORİLERİME EKLE
Yazar:

Çevirmen:

Meram Arvas

  • 50 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo bedava!

Çağının yarı entelektüel bunalımlarını geçirmekte olan, Oxford mezunu Nicholas Urfe, İngiltere'nin kasvetinden ve aşktan kaçmak için ücra bir Yunan adasına İngilizce öğretmeni olarak gider. Tek başına sıkıntılı günler geçirdiği, şair olma hayallerinin de suya düştüğü bir sırada, gizemli milyoner Conchis ile tanışır... Büyücü insan zihninin labirentlerinde dolaşan metafizik bir eğlence trenidir adeta. Bu labirentlerde gerçeklikle sanrı arasındaki gri bölge kahramanımızca ihlal edilir. Birbiri ardına gelişen ürkütücü olayların, aşk ve ihanetin sonucunda Urfe başta kendi akıl sağlığı olmak üzere her şeyden şüphelenir bir duruma gelir.

Mitolojik öğelere ve Shakespeare'in ünlü oyunu Fırtına'ya çeşitli göndermelerin yapıldığı hikâyede John Fowles, savaşın acımasızlığını, bir Akdeniz adasının dinginliğini, insan zihninin karmaşık yapısını, kadın-erkek ilişkisinin doğasını, Tanrı ve özgürlük kavramlarını ustaca anlatımıyla irdeliyor. Gerçek özgürlüğün ancak kendini tanımakla mümkün olabileceği savından yola çıkılarak hayallerle gerçek deneyimler arasındaki ilişkiler, Fowles'un Prospero'su Conchis tarafından bir dizi yanılsama, maske ve gösteriyle çarpıcı bir biçimde sahneye konuyor. Büyücü'de, insanlığın karşı karşıya bulunduğu tehdit, Batı kültürünün duvarları arasına olduğu kadar insanın kendi bilincinin duvarları arasına da gizlenmiştir. Urfe gibi, içinde doğdukları kültürün sosyal yapılarınca dayatılan davranış kalıplarından uzak durma özgürlüğüne sahip olduklarını keşfeden bireylerin çabalarıyla varılabilecek yeni bir bilinç düzeyine yolculuktur bu.

Random House'un 20. yüzyılda İngiliz dilinde yazılmış en iyi yüz yapıt listesinde yer alan Büyücü, kişisel özgürlüğe ulaşmanın ve insanın kendini keşfetmesinin zorluklarına dair bir edebiyat şöleni...

"Ancak Marquis de Sade, Arthur Edward Waite, Sir James Frazer, Gurdjieff, Madam Blavatski, C. G. Jung, Aleister Crowlley ve Franz Kafka'dan oluşan bir ekibin tasarlayabileceği, ihtişamlı bir gerilimle örülmüş bir muammanın romanı."
-Financial Times-
(Tanıtım Bülteninden)



Sayfa Sayısı: 672

Baskı Yılı: 2015


Dili: Türkçe
Yayınevi: Ayrıntı Yayınları

Sayfa Sayısı : 672

İlk Baskı Yılı : 2006

Dil : Türkçe

ISBN: 9789755393735

Eleştiri / inceleme

TÜMÜNÜ GÖSTER

Virgül Eleştirdi

XX. yüzyıl İngiliz edebiyatının önemli isimlerinden John Fowles’un kült kitabı The Magus, yeni bir çeviriyle karşımızda. Fowles’un ilk kez 1965’te kaleme aldığı ve 1977’de elden geçirdiği roman, hızla büyük bir başarı kazanmış ve 1968’de A. Quinn ile M. Caine’in oynadığı bir filme çekilmişti. Son derece girift ve zengin bir olay örgüsü olan bu modern klasik, okurun gerçeklik duygusunu, yeni yüzyılın teknolojik distopya filmlerinden de fazla zorluyor, düzlüğe çıktığınızı sandığınız her sefer bütün varsayımlarınızın yanlış olduğunu görüyorsunuz; aynen kahraman Nicholas gibi. .

SABİTFİKİR’DE OKU
27.7.2016

1001 Kitap'tan 1'i

Büyücü, Fowles’ın yayımlanan ilk romanı olmamasına rağmen, aslında onun ilk romanıdır, çünkü yazar bu romanı yazmaya 1950’lerde başlamıştır. Londra’nın gri çürüyen atmosferini ve göz kamaştırıcı Yunanistan’ı anımsatan bu sürükleyici kitap, romanın baş kahramanı Nicholas Urfe’nin hem tahammül ettiği hem de hoşlandığı bir sahne gösterisini tasvir eder. Nicholas birçok anlamda tamamen antipatik bir karakterdir. Savaş sonrası dönemin sıradan bir İngiliz orta sınıf erkeği olarak içine kapanık, saf ve cinsel anlamda yırtıcıdır. Yine de insancıllığıyla ve çektiği olağanüstü çileyle empati kurmamak imkansızdır. .

SABİTFİKİR’DE OKU
27.7.2016

Yorumlar (24)

TÜM YORUMLARI GÖSTER
Keşke okuduğum son roman olsaydı.

Evet tamamen böyle düşünüyorum. Çünkü bundan sonra okuduğum her roman bana yavan ve boş geldi. Böyle ustalıkla örülmüş bir kurgu. Bu kadar kendimden bir şeyler bulacağım bir kitap okumadım ben. Keşke hafızam silinse de en başından bu yolculuğu tekrar yaşasam.

Farklı bir deneyim

Kitap bir dehanın eseri olduğunu her cümlesinde belli ediyor. İnsan ruhu ve yaşam üzerine çok hoş analizleri olan çok katmanlı bir kitap. Şunu da belirteyim kitap küçük puntolarla yazılmış ve daha çok uzun betimleme ve anlatımlarla yüklü paragraflardan oluştuğundan kelime sayısı oldukça fazla. Yani ortalama puntolu bir basımla 1000 sayfayı rahatlıkla geçer.

Yok böyle kurgu

Bu kitabın üzerine söylenecek bir kelime yok aslında. Bir yolculuk gibi. Başka bir kafaya sokabilir insanı. Bence bu kitap her okuyanda farklı bir iz bırakıyordur. Ama mutlaka bir iz kalıyordur. Müthiş bir deneyimdi benim için.