Sepetinizde Ürün Bulunmamaktadır.


Bir Anlık Gecikme

Bir Anlık Gecikme

Bir Anlık Gecikme

9/10 - 5 Kişi FAVORİLERİME EKLE
Yayınevi :

Everest Yayınları , Roman Dizisi

  • 50 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo bedava!

Tartışmalı konuların usta kalemi Reha Çamuroğlu bu kez
de II. Abdülhamit'e düzenlenen suikastı ele alıyor.
Ermeni komitacılar, Belçika'lı bir anarşist, Türk
casuslar ve Kızıl Sultan'ın kendisi Tarih ise 21 Temmuz
1905, günlerden Cuma. Yıldız, şiddetli bir patlamayla
sarsılır. Amaç Kızıl Sultan'ı ortadan kaldırmaktır.

Reha Çamuroğlu'nun başarısızlığa uğramış bu girişim
üzerine yazdığı roman Osmanlı İmparatorluğu'nun, Kızıl
Sultan'ın son günlerine ışık tuttuğu kadar, Osmanlı
İmparatorluğu üzerine oynanan oyunları ve oyunların yurt
içindeki yankılarına da yakından bakıyor.

"Üstat" olarak kabul gören bir şairin şiirinden bir
dizenin arka planı: Bir Anlık Gecikme



Sayfa Sayısı: 150

Baskı Yılı: 2013


Dili: Türkçe
Yayınevi: Everest Yayınları

Sayfa Sayısı : 150

İlk Baskı Yılı : 2005

Dil : Türkçe

ISBN: 9789752892248


Yorumlar (2)

Bir film senaryosu gibi

Çamuroğlu´nun daha önceki romanlarında olduğu gibi çok akıcı bir şekilde yazılmış ve bir çırpıda okunan bir kitap. Ama bu seferki biraz fazla hızlı, aynı gün içinde okuyup bitirdim bu kitabı. Ben de bıraktığı ilk izlenim; sanki gerçek bir romanın güzel kurgulanmış bir özetiymiş gibi olması. Ermeni probleminin çok tartışılmaya başlandığı bir dönemde yayınlanmış olması itibariyle önemli sayılabilir ama bazı konulara açıklık getirmekten çok sorulması unutulan bazı soruları hatırlatıyor gibi. Kitapta bana ilginç gelen bir paragrafı aşağıda aktarmak istiyorum, Sultan Abdülhamit´in ağzından:<br>
" Tuhaf olduğunu kabul ettiğinizi gördüğüm bu durumla ben, otuz senedir, her saat, her dakika, her saniye karşı karşıyayım. Bir Nuh´un gemisini suyun üzerinde tutmaya çalışıyorum. Ama bakıyorum, eşek ambarda yangın çıkartmış, fil geminin ahşaplarını dişliyor. Benden başka herkes bu mazlum tebaanın kurtarıcısı olmaya hazır. Bense, gemiyi suyun üzerinde tutarak ´zalim´ oluyorum. ´Bırak batsın, gemi eskidi zaten´ diyorlar. Ya içindekiler ne olacak mösyö? Limana bu içindekileri tahliye edecek gıcır gıcır bir gemi yanaştı da, biz mi görmüyoruz? Hayır mösyö, olacak olanı size söyleyeyim, suya düştüklerinde birbirlerini boğazlayacaklar. Yeterince boğazladıklarında, ama öyle hemen değil, gelen herkesi kurtarıcı belleyecek kadar perişan hale geldiklerinde, herkes birini kurtarmaya gelecek. Ruslar, Fransızlar, İngilizler, hatta Almanlar...."
  

Bir Lahza-i Taahhur

Sultan Abdulhamid gerçekten de farklı bir devlet adamıydı. Belki de Osmanlı padişahları içerinde en çok üzerinde kitap yazılanların başında geliyor. Kimi ´Kızıl Sultan´ diyerek yermek için kimisi de Osmanlı'nın son dönemlerindeki başarılı siyaseti, ileri görüşlü hareketleri ve devletin yıkılmasını geciktirdiğinden bahis ile methediyor. Diğer tarih romanlarını severek okuduğum yazarın bu yeni romanını da severek ve ilgiyle okudum. Aslında yazar Abdulhamid'e düzenlenen suikastan çok-zira suikast bir sayfada ana hatlarıyla anlatılıp geçilmiş-dönemin panaromasını, katilin ve sultanın iç hallerini Osmanlı gizli servisinin beceriksizliğini ve Tevfik Fikret'e meşhur şiirini yazdıran olayın perde arkasını anlatıyor romanında. Her ne kadar Sultan Abdulhamid bu melun saldırıdan bir anlık gecikme ile kurtulsa da Ermeniler ve bir takım sair güçler gerçek bomba ile yapamadıklarını siyasi bombalarla yapmışlardır. Acaba Sultan mutad olduğu vakitte arabasına binseydi, Tevfik Fikret nasıl bir şiir yazardı diye düşünerek ben de yazara ilham kitaba esin kaynağı olan şiir ile eleştirimi bitirmek istiyorum: "Ey şanlı avcı, / damını beyhude kurmadın, / Attın... Fakat yazık ki, yazıklar ki vurmadın"