Sepetinizde Ürün Bulunmamaktadır.


Beş Parasızdım ve Kadın Çok Güzeldi

Beş Parasızdım ve Kadın Çok Güzeldi

Beş Parasızdım ve Kadın Çok Güzeldi

7/10 - 18 Kişi FAVORİLERİME EKLE
Yayınevi :

Kırmızı Kedi

  • 50 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo bedava!

Dünya Gençler Satranç Şampiyonu olarak girdiğim İstihbarat'tan, iki yıl önce kıçıma tekmeyi vurarak kovmuşlardı beni...
İstanbul'a mis gibi kar yağıyordu.
Bir kadın, bir yıldan beri pineklediğim barda beni bulmuş ve
kayıp babasını aramam için iki yüz bin lira teklif etmişti...
İşi kabul ettim, çünkü beş parasızdım ve kadın çok güzeldi...
Üstelik her geçen gün daha da çürüyen içimdeki adamı da kurtarabilirdim belki...
Yolumun, bir dönemin en azılı katiliyle kesişeceğini nereden bilirdim ki?

İşte şu an ben kanlar içinde yerde yatarken katil tepemde dikiliyordu.
"Bu işler satranç oynamaya benzemez" dedi.
Üç el silah sesi daha duydum.
Kafama sıkmış olmalıydı.
Zamanı gelmişti: Ruhum kanlar içindeki bedenimden ayrılmış gökyüzüne doğru havalanıyordu.


İnce Kapak:

Sayfa Sayısı: 288

Baskı Yılı: 2015


e-Kitap:

Sayfa Sayısı: 190

Baskı Yılı: 2011


Dili: Türkçe
Yayınevi: Kırmızı Kedi

Sayfa Sayısı : 288

İlk Baskı Yılı : 2011

Dil : Türkçe

ISBN: 9786055340049

Eleştiri / inceleme

TÜMÜNÜ GÖSTER

Sabit Fikir

Soğuk ve karanlık
A. Ömer Türkeş

Derviş Şentekin’in ilk romanı Beş Parasızdım ve Kadın Çok Güzeldi, daha çok final sahnesine yakışacak bir girişle başlıyor. Hikâyenin anlatıcısının/kahramanının ölüm anını kendi ağzından aktardığı böyle bir giriş iddalıdır. Hele romanın türü polisiye ise iddia hayli yükselmiş demektir... Çünkü polisiyelerin alışılageldik üretiminde merak duygusunu kışkırtmaktır hedeflenen; okuyucuyu muammanın içine çekmek, detektifin beyin fırtınalarını izlemek, sokaklarda suçlu kovalamak ve katili bulup adaleti sağlamak... Şentekin bu şablonu kullanmayacağının daha baştan ilan ederken başka bir okuma pratiğine davet ediyor okuyucusunu.
.

SABİTFİKİR’DE OKU
27.7.2016

Yorumlar (9)

TÜM YORUMLARI GÖSTER
HERHANGİ BİR ÖYKÜ...

isminde öyle yazıyor ama ne ana karakter para sorunu yaşıyor ne de güzel kadınlarla ilgili bir zaafı var. Bulanık bir kitap, karakterler havada...Ana karakterin yaptığı bir içsel yolculuk, bir muhsabe vs. yok. yan karakterlerin anlatımları ise hep cılız. Polisiye desem asla değil, macera, aşk, hayat vb hiç bir kalıba oturmaz. Peki kitabın öğrettiği/farkettirdiği bir şey varmı diye soruyorum: Maalesef yok...Ülkenin yaşadığı politik bunalımlar (Susurluk, faili meçhuller, Çiller dönemi vb.) zaman zaman fonda belirsede ortaya konulmuş ufuk açıcı bir tespit yok...

Ana karakter bir yerde (SAYFA 19) yaşayan tek akrabasının halası ve iki çocuğu olduğunu söylüyor. Sayfa 82-83 ve 84´te ise yaşayan yegane akrabanın teyzesi olduğunu öğreniyoruz.

Yazarın oyunu

Bu kitabın yazarı bize ince bir oyun oynamış. Polisiyeyi bir başka boyuta, tam da yerine taşımış...

17 numaralı dosya

İsmail´in 17 No'lu dosyasındaki olay aynen CSI New York dizisinden alınmış.
Kitabın geneli için ise: Pek de yüksek tutmadığım beklentilerime rağmen hayal kırıklığı diyebilirim.