Sepetinizde Ürün Bulunmamaktadır.


Beni Hatırladın mı?

Beni Hatırladın mı?

Beni Hatırladın mı?

Tüm Dünya Bu Kadını Okuyor

Yayınevi :

Artemis Yayınları , Çik-lit Dizisi

Tükendi
  • Ürün geçici olarak temin edilememektedir.

Bir sabah uyansanız ve hayatınız kusursuz olsa…?
Lexi, berbat bir trafik kazasının ardından hastanede gözlerini açıyor. Ona göre sene 2004. Kendisi yirmi beş yaşında ve çarpık dişli biri. Felaket bir aşk hayatına sahip. Ancak, her ne kadar inanamasa da, öğreniyor ki, sene aslında 2007 Lexi artık yirmi sekiz yaşında, dişleri inci gibi ve çalıştığı departmanın da patronu olmuş; üstelik de evli! Hem de yakışıklı mı yakışıklı bir milyonerle! Rüyalarındaki hayata aniden nasıl iniş yapıverdi böyle acaba?
Lexi şansına inanamıyor özellikle de nefes kesen yeni evini gördüğü zaman! Kocasını yeniden tanımaya başlayınca muhteşem bir evlilik hayatı olduğunu da öğrenecek, çok iyi biliyor. Üstelik sevgili kocası bir de 'Evlilik Kitapçığı' hazırlamış onun için.
Fakat Lexi yeni kimliği hakkında daha çok bilgi edindikçe, kusursuz hayatının yüzeyinde çatlaklar oluşmaya başlıyor. Eski dostlarının hepsi ondan nefret ediyor. İşine göz dikmiş, dişli bir rakibi var.
Bir de üstüne üstlük dağınık saçlı, seksi bir erkek çıkıp…
yeni bir bomba patlatıyor!
Yani, ne olmuş olabilir ki?
Lexi bir gün her şeyi hatırlayacak mı?
Ve hatırlarsa ne olacak?

“Yine kendine has Kinsella. Tam da yaz için biçilmiş kaftan.”
- Publishers Weekly

“Lezzetli bir roman, sayfalar parmaklarınızın arasından akarken hem karnınız ağrıyana kadar gülecek, hem de ara sıra kalbinizi ağrıtacak kederler yaşayacaksınız… Kinsella, hafıza kaybının ne ironik sonuçlar doğurabileceğini
sular seller gibi ifade ediyor.”
- USA Today

“Sophie Kinsella'nın alameti farikaları: Komedi, dürüstlük, tazelik.”
- Barnes and Noble



Sayfa Sayısı: 448

Baskı Yılı: 2014


Dili: Türkçe
Yayınevi: Artemis Yayınları

Sayfa Sayısı : 448

İlk Baskı Yılı : 2008

Dil : Türkçe

ISBN: 9786050058116


Yorumlar (9)

TÜM YORUMLARI GÖSTER
keyifli

Hayatın stresinden uzaklaşıp, kafanızı dağıtmak istiyorsanız harika diyorum.hele benim gibi duygusal ve sonu kötü sonla biten kitapları sevmiyorsaniz bu kitabı şiddetle öneriyorum.filmi yapılası, esprisi bol bi kitap.ben pasaklı tanrıçadan sonra okudum bu kitabını ondan çok daha iyiydi.bayıldım.ama kitap kapağı çok çocuksu.artemis yayınları hep bu tarz kapak tasarımı yapıyor...biraz daha özenilmeli..

keyifli

Hayatın stresinden uzaklaşıp, kafanızı dağıtmak istiyorsanız harika diyorum.hele benim gibi duygusal ve sonu kötü sonla biten kitapları sevmiyorsaniz bu kitabı şiddetle öneriyorum.filmi yapılası, esprisi bol bi kitap.ben pasaklı tanrıçadan sonra okudum bu kitabını ondan çok daha iyiydi.bayıldım.ama kitap kapağı çok çocuksu.artemis yayınları hep bu tarz kapak tasarımı yapıyor...biraz daha özenilmeli..

biraz mutluluk

BA-YIL-DIM!!! Okuduğum 2. Kinsella romanıydı ve deli gibi eğlendim.İlk okuduğum Pasaklı Tanrıça´da da aynısını düşünmüştüm, şimdi de söylemeliyim ki bir an önce bu romanların film uyarlaması yapılmalı.. Romantik komedilerin klişeleşmeye yüz tuttuğu,cılız, derinliksiz,mizahtan fersah fersah uzak diyalogların cirit attığı şu kısır dönemde, okumaktan çok izlemeyi seven kesime ilaç gibi gelecek bir iş olur kanaatindeyim( ha hoş ben bu lezzetli satırları ve kafamdaki karakter görüntülerini, ekrandaki tanınmış yüzlere tercih etmem ama neyse :) )
Kitaba dün başladım, grip olduğum için okulda değildim ve grip olduğuma bu kadar sevineceğim hiç aklıma gelmezdi :)) Aslında dün akşama doğru kitap bitmek üzereydi ama istemeye istemeye elimden bırakıp,nazikçe çalışma masamın üzerine koydum.Sırf bu eğlence bir gün daha sürsün diye!!!
Şimdi kitap bitti ve ben daha önce hiç hissetmediğim bir şekilde tekrar tekrar okumak istiyorum bu romanı...Girişi,gelişmesi,sonucu,dili, zaman zaman evdekilerin ÿ"aa bu kız hasta değil miydi?ÿ" diye işkillenmesine sebebiyet verecek coşkuda attırdığı kahkahalar,okuyucuyla birlikte soluk alıp veren ÿ"gerçekÿ" karakterler ve tutumları, Jon´ın eski converse´leri,dağınık saçları,derin gri gözleri(ve mimar olması.. bu da benden bir parça evet :) ) Eric´in ÿ"mükemmel tapılası bulunmaz eşÿ" değil de ÿ"ruhsuz,itici, işkolik, saatten bile dakik,paralel el hareketiyle ´çatı-katı-stili-yaşam´dan başka hiç bir şey düşünmeyen hisleri alımış sözde hassas bir adamÿ" oluşunun etkili anlatımı,tam yerinde ve zamanında edilen samimi küfürler,Mont Blanc ne ola ki diye kudurduğum bir anda cevabu şak diye yüzüme vurmasıyla gözlerimi pörtletip, beni öksürük-kahkaha krizine sokması,Lexi´nin, amnezisi olan bir insanın halini,ikilemlerini,tedirginliklerini çok başarılı bir şekilde işlemesiÿ; incelikle, içtenlikle, muzurlukla yazılmış diyalogları, zavallı mavi ölü balık ve bulunamayan sifon(o tuhaf-komik anın beynimde aynen film kareleri şeklinde yer buluşu), kurgudaki bütünlüğü,zaman zaman ustalıkla yapılan geri dönüşleri,kızarmış ekmekleri,muffinler ,hardallı patates kızartması ve tabii ki ayçiçekleri ve ve ve bana göre en önemlisi Lexi´nin işi kurtarma konusunda beni ters köşeye yatırıp,kilişenin güvenliğine sığınmamasıyla beni bir kez daha kendine hayran bırakışı...Hepsi olağanüstüydü,gerçekti!!!
Evet edebi açıdan en güçlü roman olduğunu söyleyemem, belki içinde efsanevi, nesillerce okutulacak ezberletilecek aşk dizeleri,hayata dair bilgece sözler yok,bu yüzden çoğu insan tarafından varlığının bile farkına varılmayacak ve belki edebi olmadığı için ebedi de olamayacak ama şunu biliyorum ki ben ,yazmaya tutkuyla bağlı ve sürekli üretme arzusunda bir insan olarak Sophie Kinsella gibi nev-i şahsına münhasır bir kaleme sahip olmanın hayalini kuruyorum...Kapağına bakıldığında bile ya da en alakasız anda akla gelindiğinde ,yüzlerde bir tebessüm oluşturmasını istiyorum.
Bu yüzden bu kitabın gerçek bir eser, Sophie Kinsella ´nın da dahi bir sanatçı olduğunu düşünüyorum...
ÿ"Beni Hatırladın mı?ÿ" en basit tabiriyle beni ÿ"mutluÿ" etti. İnsanın hayatta en çok ihtiyaç duyduğu şey de bu değil midir zaten?