Sepetinizde Ürün Bulunmamaktadır.


        
    
Az

Az

Az

7/10 - 192 Kişi FAVORİLERİME EKLE
Yayınevi :

Doğan Kitap

  • 50 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo bedava!

Diyebilirsin ki, bir insanı, fotoğraflarından ve hakkındaki haberlerden ne kadar tanıyabilirsin? Haklısın. Belki de çok az...

O zaman şöyle demeliyim: Seni az tanıyorum... Az...

Sen de fark ettin mi? Az dediğin, küçücük bir kelime. Sadece A ve Z.
Sadece iki harf. Ama aralarında koca bir alfabe var.

O alfabeyle yazılmış onbinlerce kelime ve yüzbinlerce cümle var. Sana söylemek isteyip de yazamadığım sözler bile o iki harfin arasında.

Biri başlangıç, diğeri son. Ama sanki birbirleri için yaratılmışlar.

Yan yana gelip de birlikte okunmak için. Aralarındaki her harfi teker teker aşıp birbirlerine kavuşmuş gibiler.

Senin ve benim gibi...
(Tanıtım Bülteninden)


İnce Kapak:

Sayfa Sayısı: 360

Baskı Yılı: 2015


e-Kitap:

Sayfa Sayısı: 197

Baskı Yılı: 2011


Dili: Türkçe
Yayınevi: Doğan Kitap

Sayfa Sayısı : 360

İlk Baskı Yılı : 2011

Dil : Türkçe

ISBN: 9786050900682

Eleştiri / inceleme

TÜMÜNÜ GÖSTER

Sabit Fikir

Dünya Kitap Ödülleri

Osman Saffet Arolat, Refik Durbaş, Semih Gümüş, Doğan Hızlan, Selim İleri, Deniz Kavukçuoğlu, İlknur Özdemir ve Faruk Şüyün’dan oluşan jüri, oy çokluğuyla Günday’ı ödüle değer gördü. Dünya Kitap dergisince bu yıl 19’uncusu düzenlenen ödüllerde ‘Yılın Çeviri Kitabı Ödülü, Can Yayınları’ndan çıkan Paul Auster’ın ‘Sunset Park’ıyla çevirmen Seçkin Selvi’ye verildi.Yılın yayınevi, 15’inci yaşını kutlayan Günışığı Kitaplığı seçilirken bu yıl ‘son üç yılın en iyi polisiye kitabı’ kategorisinde verilmesi kararlaştırılan ‘Altın Sayfa Edebiyat Ödülü’ de Everest’ten çıkan ‘İstanbul Hatırası’yla Ahmet Ümit’in oldu.
.

SABİTFİKİR’DE OKU
27.7.2016

Sabit Fikir

Yılsonu dökümleri...
Fikri Sabit

Aslında liste yapmayı, edebiyatı listelemeyi pek sevmem, yine de 2011 yılında yayımlanmış bazı kitaplar üzerine konuşmadan duramayacağımı hissediyorum. Buyurunuz yılsonu dökümlerine.
.

SABİTFİKİR’DE OKU
27.7.2016

Yorumlar (46)

TÜM YORUMLARI GÖSTER
Tam anlamıyla HARİKA

Okuduğum ilk Hakan Günday kitabıydı okurken bir saniye bile sıkılmadım okuduğum en güzel kitap diyebilirim şiddetle tavsiye ediyorum sizde iz bırakacak bir kitap.

TUHAF

Hakan Günday kesinlikle iyi bir yazar. Bunda şüphe yok. Amma bu kitap onun yazarlık kariyerinde sendelediği bir eser olmuş. Hınçla fırlatılmış bir taş gibi yerinden fırlamış ancak yolda bir bumeranga dönüşüp sahibinin kafasında patlamış bir eser...Derda 1´in öyküsü ne kadar sağlam başlamıştı oysa...Tuhaf tesadüfler bile okura tatlı geliyordu. Bir noktaya kadar kabul edilebilir olan bu öykü, Derda 2 anlatılmaya başlandığı andan itibaren hatta Oğuz Atay´la birlikte bir bumeranga dönüşmeye, tuhaflaşmaya başlıyor. Oğuz Atay ismi bunca sertlik içeren bir kitapta fazla ironik durmuş. Oğuz Atay yerine daha protest bir isim olamaz mıdı?

Derda 1ve 2 o kadar yalnız iki insanki, karanlıkların içinden iblis elini uzatsa tutacaklar...Bu mottodan yola çıkılmışsa ve düşen adamın tutacağı dalı seçmeyeceği anlatılmaya çalışıldıysa ne ala! Amma bu gerekçe bile romanın içine serpiştirilmiş ve her seferinde daha da rahatsız eden tesadüfleri açıklamaya yetmiyor.

Kitabın rahatsız eden ve tabiri caizse okurun konforunu bozan yanı bu tuhaf tesadüflerin fazlalığı...

Stanley ile Derda arasında resim yoluyla kurulan ilk iletişim anı, ergenliğin yaşamın bir dönemi olduğunu anlattığı bölüm, gerçek yaşamdaki mazoşist ögelerin aktarıldığı bölüm ise favori sayfalarımdandı.

okuyamadım

bir kitabı, filmi kısacası hiçbir eseri yarıda bırakmayı hiç sevmem. ama bunu yarıda bıraktım, olmadı. bu kadar talihsiz tesadüfler, bu kadar edebi yoksunluk bana fazla geldi.
Tavsiye edemem