Sepetinizde Ürün Bulunmamaktadır.


        
    
Atatürk - Modern Türkiye'nin Kurucusu

Atatürk - Modern Türkiye'nin Kurucusu

Atatürk - Modern Türkiye'nin Kurucusu

7/10 - 25 Kişi FAVORİLERİME EKLE
Yazar:
Yayınevi :

Remzi Kitabevi , Tarih Anı İnceleme Dizisi

  • 50 TL ve üzeri alışverişlerinizde kargo bedava!

Uzman bir yazar, nesnel bir yapıt;
İşte Atatürk'ün yaşamı ve mücadelesi!...

İstanbul doğumlu İngiliz yazar Andrew Mango, beş yılı aşkın bir süre yaptığı araştırmalar sonucu, bu yapıtla kapsamlı ve nesnel çalışma ortaya koyuyor.

Türkiye'nin, bağımsızlığı ve varoluşu yolunda Atatürk gibi bir liderle yakaladığı olağanüstü şansı irdeleyen yazar, onu salt lider özellikleriyle değil, yakın çevresi ve insan ilişkileriyle de yansıtmayı başarırken, dönemin toplumsal yapısı ve güç dengelerine de açıklık kazandırıyor.

Prof. Geoffrey Lewis Atatürk için "O, tek bir insanın neler yapabileceğini gösteren 20. yüzyılın olağanüstü lideri" diyor. Evet, kitleleri ardından sürükleyebilen, insanları birbirine kenetleyebilen siyasal önder... Ancak sonuçta Atatürk de herkes gibi bir insan... Karizması, zaafları, kadınlarla olan ilişkileri, dostlukları, nefretleri, iyilikleri ve hatta kıskançlıklarıyla bir insan... Mango, bu olağanüstü çalışmasıyla, Atatürk'ü işte bu yönleriyle daha bir yakınlaştırıyor bize.

Bu basımda Saltanat ve Cumhuriyet dönemine ilişkin tüm yazılı kaynaklara ulaşılmıştır. Çoğu eski yazı birçok belge aslından olduğu gibi aktarılmış, döneme özgü söyleyiş ve ifade özellikleri korunmuştur.



Sayfa Sayısı: 752

Baskı Yılı: 2016


Dili: Türkçe
Yayınevi: Remzi Kitabevi

Sayfa Sayısı : 752

İlk Baskı Yılı : 2004

Dil : Türkçe

ISBN: 9789751409881


Yorumlar (2)

Kitap Okuyun Okurmuş Gibi Yapmayın

Turgut Özakman´ın Diriliş ya da Şu Çılgın Türkler kitabının referanslarıyla Mango´nun kitabındakileri karşılaştırın sonra aşağıda Mango´nun kitabından aldıklarımı ((küçük bir kısmı, çok var) okuyun objektifliğine siz karar verin:
-   Mustafa Kemal kendi 57. Alayı ulaşınca, onlara düşmanın kuzey kanadına yönelmelerini emrettiğini söylerken, “Size ben taarruz emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde yerimizi başka kuvvetler ve kumandanlar alabilir. Dediğini anlatmıştı. Belki de 57. Alayla girdiği çarpışmaların sonunda askerlerin neredeyse tümü yaşamını yitirdiğinden böyle konuştuğunu anımsıyordu. Ölen askerin üzerinden çıkan yazılı emir, anımsandığından farklıydı “Hiçbirimizin ölmek yerine Balkan Savaşı’nın utancını bir kez daha yaşamak istediğini sanmıyorum. Ama aramızda böyle davranmayı tercih edenler varsa, derhal onları ele geçirip kurşuna dizilmek üzere sıraya sokalım.”  (s180)
-   51 bin askerin çarpışmalarda, 21 bininin de hastalıktan öldüğü ve 100 bin yaralı, 64 bin sakat ve 10 bin kayıp askerin bulunduğu düşünülürse, Osmanlıların kaybının boyutları ortaya çıkar ve destek güçlerinin gönderilmesinin ve yerleştirilmesinin ne denli önemli olduğu anlaşılır. Bu açıdan Liman von Sanders komutasındaki 5. Ordu karargâhı başarıya ulaşmıştı. Onun komutası altında kuzeyde Esat Paşa, güneyde ise Cevat Paşa (kısa bir süre için Vehip Paşa) Alman subaylarının yardımıyla başarılı olmuşlardı. Kuzey bölgesinde Mustafa Kemal ateş hattının olağanüstü komutanı olarak öne çıkmıştı. Savunmanın başarısının Arıburnu’nda komutası altında görev yaptığı Esat Paşa’yla onun arasında paylaştırılması gerekir. Anafartalar’da ise, yarımadanın savunmasına imzasını attığına inanan Liman von Sanders hep yakınında olmuştu. Mustafa Kemal tek başına İstanbul’u kurtarmamıştı, ama başkentin savunulmasında önemli katkıları olmuştu.... Hırsı ve kendini haklı görme alışkanlığından dolayı, onunla birlikte çalışmak oldukça zordu ve Alman subayların işe karışmasından hiç hoşlanmadığını hiç gizlememişti, ama yeteneklerinden kimse kuşku duyamazdı. (s191) (Direniş´i okuyunuz L. von Sanders´in düşmanı nerede beklediği yazıyor.)
- İtilaf devletleri Arıburnu çevresindeki yerlerini 8/9 Ocak 1916 tarihinde terk ettiler. Her iki tarafın 750 bin asker sıkıştırmış olduğu kurak Gelibolu Yarımadası artık sessizdi.  (s194) (Turgut Özakman’ın Diriliş kitabında 20 Aralık 1915’in gece yarısında nasıl terkettikleriÿ; ne düzenekler kurarak kaçtıkları anlatılıyor. Mango bir İngiliz olduğu için tabiatıyla kaçtıklarını kabul etmeyecektir.)
- Mustafa Kemal anılarında, Halep’e çekilme gibi delice bir emri kendisinin verdiğini söylüyor.  Liman von Sanders ise, Osmanlı birliklerinin toplanacağı Humus’a (Suriye’de) çekilme emrini verdiğini iddia ediyor.  Osmanlı askerleri zaten toptan kaçmakta olduğundan geri çekilme kararı yalnızca bir formaliteydi. (s220) (İngiliz askeri çekilir, Osmanlı askeri kaçar.)
-  Mustafa Kemal’in hayranlarının iddia ettiği kadar kesin kararlı olduğu bilinmiyor, ama hızlı bir çekilme işlemini onayladığı kuşkusuzdur. (s 373) (Bu konuda İngilizlerden daha hızlısı yoktur Mr. Mango.)
-  1936 yılında Türk Dil Kurumunun üçüncü kongreisnde yabancı dil uzmanları sessiz kalarak Güneş Dil Teorisini yerdiler. Ama Mustafa Kemal’in hevesi kırılmadı ve yaşamının sonuna dek, dile girmiş olan yabancı sözcüklerin Türkçe köklerini aramayı sürdürdü. Günümüzde Güneş Dil Teorisi komik bir örnekle anımsanmaktadır. (s569) (Yalan mı?Aksini ispat edebiliryor musunuz?

ingilizcesi de muhakkak okunmali

Andrew Mango´nun basyapiti,Ataturk biyografileri arasinda da yazimis en objektif kitap/kaynak diyebilirim.Cevirmen,bazi cevirileri yapmamis ya da kibar ifade etmeye calismis ki,butunlugunu Ingilizce olan orjinali, daha net ortaya koyuyor.
Muhakkak Milli Egitime bakanligi´nin mufredatina dahil edilip okullarda ders kitabi olarak okutulmali.